KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/10928 E., 2010/3185 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.06.2009 tarih ve 2009/98-2009/338 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatifin ortağı olan müvekkilinin ihraç edilmesine rağmen çıkma payının ödenmediğini ileri sürerek, davalıya ödenen tüm aidat tutarlarının ortaklıktan çıkarılma tarihinden itibaren şimdilik 5.100 YTL'nın, temerrüt faiziyle 13.10.2006 tarihli ıslah dilekçesi ile de 12.222 YTL'nın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “ortaklığı sona eren kimsenin yerine yeni ortak alınması halinde eski ortağın ödemesinin derhal iade edilmesi gerektiği, davacının yerine 07.05.2005 tarihinde yeni ortak kaydedildiği, bu nedenle davacının yerine yeni ortak kaydedildiği tarihten faizin başlatılması gerektiği, ayrıca, davacı vekilinin talebini ıslah ile artırmış olduğu,
dava dilekçesinde talep edilen temerrüt faizi isteminin, ıslah edilen miktarı da kapsadığının sabit olmasına rağmen ıslah edilen kısma mahkemece temerrüt faizi uygulanmadan tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne, 17.322 YTL’nin 7.5.2005 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/10928, K. 2010/3185, 23 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama