KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/11100 E., 2010/529 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.11.2007 gün ve 2006/268 - 2007/402 sayılı kararı bozan Daire’nin 10.07.2009 gün ve 2008/2363 - 2009/8542 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olup, 17.06.2006 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında aylık 150,00 YTL alınmasına ilişkin kararın ek ödenti niteliğinde olduğunu, bu nedenle bütün ortakların 3/4 çoğunluğunun oyu ile kabul edilmesi gerektiğini, yönetim kurulunun kooperatifi ve ortakları zarara uğratan eylem ve işlemlerde bulunmasına rağmen ibra edilmelerine karar verilmesinin de yerinde olmadığını ileri sürerek, 17.06.2006 tarihinde yapılan genel kurulda üyelerden her ay 150,00 YTL alınmasına ilişkin olarak verilen karar ile yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aylık ödentilerin üyelerin sorumluluklarını artırıcı, bilanço açıklarının kapatılması niteliğinde bir ek ödeme olmadığını, bu nedenle ödentilere ilişkin olarak alınacak kararlarda ağırlaştırılmış karar yeter sayısına gerek bulunmadığını, söz konusu kararın yasaya uygun olarak alındığını, yönetim kurulunun ibrasına ilişkin karara karşı davacının ileri sürdüğü hususların sorumluluk davasında tartışılabileceğini, iptal davasının konusunu oluşturmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre genel kurulda alınan 150,00 YTL aylık ödemenin aidat niteliğinde olup, üyelere ek külfet getiren ödeme niteliğinde olmadığı, bu bakımdan üyelerin 3/4’ünün katılımı ile alınmasına gerek bulunmadığı, yönetim kurulunun ibrası ile ilgili olarak davacının ileri sürdüğü hususların yönetim kurulunun ibrasını etkileyecek konulardan olmayıp, gerektiğinde ve koşulları oluştuğunda yönetim kurulu üyeleri aleyhine şahsi sorumluluk davası açılmasının mümkün bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 10.07.2009 tarihli kararı ile mahkeme kararı davacı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/11100, K. 2010/529, 19 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama