KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/11379 E., 2010/898 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Dikili Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/11/2007 gün ve 2006/354-2007/223 sayılı kararı onayan Daire’nin 01.06.2009 gün ve 2009/2252 - 2009/6614 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, kooperatifin daha önce yapı kooperatifi iken işletme kooperatifine dönüştüğünü, müvekkilinin kooperatifte bir taşınmazın maliki olduğunu, bu taşınmazın su basmanı seviyesindeyken müvekkiline teslim edildiğini, ancak projeye ve fenne uygun olmaması nedeniyle yıkılıp yeniden yapılmasının gerektiği, müvekkilinin zararı nedeniyle açılan kısmi davada zarar miktarının belirlenerek hüküm altına alındığını ileri sürerek, kalan kısım olan 17.932 TL'nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının zararı 1994 yılında öğrendiğini, ek davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının zararının açılan kısmi davada belirlenmiş olduğu, yapılan imalat hatasının zamanla ortaya çıktığı, mahkemece yapılan tespitten itibaren davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmış olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2008/2252 E- 2009/6614 K sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/11379, K. 2010/898, 28 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama