KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/11382 E., 2011/4283 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Menderes Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.04.2009 tarih ve 2008/475-2009/159 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Akbank Selçuk Şubesi tarafından, alacaklısı ..., borçlusu ... olan 05.04.2008 vadeli 100.000 TL bedelli senedin tahsil maksadıyla 10.03.2008 tarihinde müvekkili banka şubesine gönderildiğini, söz konusu senedin kayıtlara girilirken bedelinin sehven 100 TL olarak girildiğini, davalının 24.03.2008 tarihinde 100 TL ödemek suretiyle senedi teslim aldığını, yapılan günlük kontroller sırasında hatanın fark edildiğini, ihtarname ile senedin iadesinin istenildiğini ancak davalının senedi iade etmediğini ileri sürerek, söz konusu senedi elinde bulunduran davalıdan senedin 100 TL olarak tahsil edildiğinin tespiti ile senedin tahsil edilmeyen 99.900 TL'lik kısım yönünden iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ... isimli kişiye borcunun bulunmadığını ve bu kişiye verilmiş senedinin de olmadığını, müvekkilinin traktör almak için çektiği krediye traktör satıcısı olan Hasan Karadağ isimli kişinin kefil olduğunu, bu kişinin kefaletini güvenceye almak için müvekkilinden imzalı boş bir senet aldığını, kredisini ödemekte güçlük çekince adı geçen kişinin traktörü geri aldığını, aldığı boş senedi de iade etmediğini, suç duyurusunda bulunacağını bildirmesi üzerine anılan kişinin senedi 100 TL bedelli olarak doldurup oğlu ...'a verdiğini söylediğini, bu miktarı ödeyerek senedi aldığını ve yırttığını, bankanın kendi bünyesinde düzenlediği ve müvekkilinin imzasını taşımayan kayıtların müvekkilini bağlamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, karar esas alınan 16.02.2009 tarihli bilirkişi raporuna dayanılarak, 05.04.2008 vade tarihli, 100.000 TL bedelli alacaklısı ..., borçlusu ..., kefili Hakkı Ayırma olan senedin iadesi isteminin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, anılan senedin iadesine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının tahsil cirosu ile elinde bulundurduğu senedin hata ile davalıya teslim edildiği iddiasına dayalı istirdat istemine ilişkindir.
Davaya konu senedin davacıya tahsil için verildiği konusunda uyuşmazlık söz konusu değildir. Bu itibarla davacı vekil hamil olup, tahsile yönelik senetten doğan bütün hakları kullanabilir. Ancak yanlışlıkla da olsa bedelinin ödenmesi nedeniyle keşideciye iade edildiği ileri sürülen ve keşideci tarafından da yırtıldığı savunulan senedin iadesi mümkün bulunmamasına, senedin vadesi dolduktan sonra tahsilinin istenebileceğine ve somut davada davacının tahsil talebinin bulunmamasına göre, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/11382, K. 2011/4283, 12 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama