KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/11443 E., 2011/4004 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.12.2008 tarih ve 2007/60-2009/546 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yatırım teşvik kapsamında İtalya’dan ithal ederek 24.04.1996 tarihli fatura ile sahibi olduğu, Olimaveneta Water Cooled Water marka soğutma cihazını iade almak üzere davalıya teslim ettiğini, davalının iade etmemesi üzerine keşide edilen ihtarnameye olumlu yanıt verilmediğini ileri sürerek, anılan cihazın aynen iadesine, bunun mümkün olmaması halinde şimdilik cihaz bedeline karşılık 10.000,00 USD'nin temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davaya konu edilen soğutucunun davalı şirkete ödünç olarak verildiğinin kesin delillerle ispatlanamadığı, dosyaya sunulan fatura dışında ariyet ilişkisini ispat edecek herhangi bir belge veya sözleşmenin sunulmadığı, öte yandan, pahalı olan davaya konu cihazın, hiçbir karşılık beklenmeksizin 1996 yılında davacı tarafından davalıya ödünç olarak verilmesinin ve ödünç verildiğine dair herhangi bir sözleşme düzenlenmemiş olmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacının davalı şirkete iade almak üzere verdiği soğutma cihazının aynen iadesi, mümkün olmaması halinde şimdilik 10.000,00 USD'nin tahsili istemine ilişkindir.
Yapılan yargılama sırasında hukukçu ve makine mühendisi bilirkişiler, davaya konu edilen cihazın davacıya ait olduğu yönünde kanaat bildirmişlerdir. Yargılama sonucunda ise, yukarıda anılan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Öte yandan, bilirkişi heyetinde ticari defter, envanter, demirbaş ve diğer kayıtlar üzerinde inceleme yapacak serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişinin bulunmadığı, taraf defter, envanter, demirbaş ve diğer kayıtlarının incelenmediği, dosyaya sunulan belgeler ve tanık anlatımlarına göre rapor düzenlendiği dosya münderecatı ile sabittir.
Bu durumda, mahkemece, bilirkişi heyetine serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişi de eklenmek suretiyle, taraf defter, envanter, demirbaş ve diğer kayıtları da incelenerek yeniden rapor düzenlenmesinin istenmesi, düzenlenecek bu rapora göre davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- Davalı vekilinin temyiz istemine gelince; davalı vekilinin temyiz dilekçesi hakime havale ettirilmiş ise de, temyiz defterine kaydettirilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nun 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre harca tabi ise temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davalı vekili tarafından bu işlemler yapılmamış, sadece temyiz dilekçesinin hakime havale ettirilmesi ile yetinilmiştir.
Temyiz defterine kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 Esas, 1985/1 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK`nun 434/3. maddesinde öngörülen eksik harç ödenmesi ile ilgili işlemin kıyasen uygulanması ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılması gerektiği açıklanmıştır.
Buna göre, somut olayda, temyiz defterine kayıt bulunmadığından, bu İBK'nın uygulanması gerekmemektedir.
Davalı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesine konu temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/11443, K. 2011/4004, 7 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama