KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/11599 E., 2010/3737 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
255 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.07.2008 tarih ve 2007/461 - 2008/558 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının zorunlu karayolu taşımacılık ferdi kaza sigortacısı olduğu, müvekkilinin ise, zorunlu karayolu taşımacılık sorumluluk sigortacısı bulunduğu aracın kazaya karıştığını, sürücüsünün tali kusurlu bulunduğunu, yolcu olarak bulunan kişiye müvekkilinin tedavi gideri ödediğini ileri sürerek, 5.341.50 YTL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sorumlu olduğu limitin tamamını ödediğini, artan kısmın davacıdan tahsil edildiğini, bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının zarar gören yolcuya sorumlu olduğu poliçenin tamamını ödediği, artan kısmın davacıdan tahsil edildiği, davalının bir sorumluluğunun kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olmasına, davacının tedavi gideri ödemesi yaptığı kişinin sigortalanan araçta yolcu olduğunun sabit bulunmasına, yolcunun meydana gelen kazada bir kusurunun olmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/11599, K. 2010/3737, 5 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama