KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/11659 E., 2011/6055 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
456 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/06/2009 tarih ve 2006/31-2009/128 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin “EVİSU” ve “ŞEKİL” markalarının yaratıcısı ve gerçek hak sahibi olduğunu, bu markaları birçok ülkede farklı sınıflarda tescil ettirdiğini, tanınmış markalar haline getirdiğini, davalının müvekkilinin tanınmış markalarının aynısı olan “EVİSU+ŞEKİL” markasını yine müvekkilinin markaları ile aynı ve benzer sınıflarda tescil ettirdiğini, davalının, müvekkiline ait markaları aynen kullanmasının müvekkilinin markadan doğan hakkını ve özgün şekil markası üzerinde sahip olduğu telif haklarını ihlal ettiğini, 556 sayılı KHK’nun 8/3-5 maddesi uyarınca davalı markasının tescil edilemeyeceğini ileri sürerek,
davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğünün tespiti ile terkinine, dava konusu markayı havi ürünlerin, ambalaj ve sair tanıtım malzemelerinin üretiminin, satışının ve dağıtımının, ithalinin ve ihracının, satışa sunulmasının önlenmesine, imal edilmiş ürünlerin toplatılmasına ve imha edilmesine, bu ürünlerin imali için kullanılan alet ve edevat ile kalıpların imha edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 556 sayılı KHK’nun 42. maddesinde öngörülen 5 yıllık sürenin dava tarihi itibariyle dolduğunu, müvekkilinin iyiniyetle anılan markayı adına tescil ettirdiğini, davacı markalarının tanınmış marka olmadığını ve Türkiye’de piyasaya sürülmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının markasının tescil tarihinin 11.11.2001 olduğu ve 5 yıllık süre dolmadan davanın açıldığı, zamanaşımı itirazının haklı olmadığı, dünyadaki tescil sayıları, 1994 yılından beri dünyanın değişik ülkelerindeki satışlar, dünya moda dergilerindeki yayın, reklam ve tanıtım yazıları gözetildiğinde davacı markasının ülke dışında belli bir tanınmışlığa ulaştığının anlaşıldığı, davalının, davacının belli bir tanınmışlığa ulaşmış markasının hem şekil hem de sözel kısmını bu marka ile aynı sınıflarda kötüniyetli olarak tescil ettirdiği, davacının şekilden ibaret markasının orijinalliğinin kanıtlanamadığı, FSEK hükümlerine dayalı hükümsüzlük talebinin yerinde olmadığı, ancak kötüniyetli tescil iddiasının sübut bulduğu, davalının büyük
yatırımlar yaparak markasını Türkiye’de tanıttığı savunmasının yerinde olmadığı, fiili kullanıma ilişkin yazılı ve görsel hiçbir delil sunulmadığı, 28. sınıf ürünler yönünden davacının tescil ve kullanımı olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2000/25550 nolu markanın 18. ve 25. sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne, 28. sınıf yönünden talebin reddine, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/11659, K. 2011/6055, 17 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama