KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/11682 E., 2011/4386 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi’nce verilen 18.03.2009 tarih ve 2007/306-2009/52 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin otomobil firmalarının taleplerine uygun olarak araçların üst yapı dönüşüm işlemlerini gerçekleştirdiğini, 2004/11112 kod nolu başvuru ile "AROBUS" ibaresini 12, 35,40 ve 42. sınıflar için tescil başvurusunda bulunduklarını, anılan sözcüğün müvekkilinin ortaklarının sahibi olduğu şirketin ticaret unvanı olduğunu, davalının 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesine dayanarak başvuruyu 12 sınıfın 1,4,28,29,30,31. alt gruplar yönünden redde mesnet 1999/001526 nolu “ARO” ibareli markaya dayalı olarak kısmen reddettiğini, kısmi reddin isabetli olmadığını, ayrıca redde mesnet gösterilen markaların sınıflarının farklı olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptali ile markanın reddedilen sınıflar yönünden tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı başvurusunun redde mesnet marka ile aynı/ayırt edilemeyecek kadar benzer bulunduğunu, YİDK kararının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, redde dayanak yapılan marka büyük harflerle yazılı "ARO" sözcüğünden oluşup tescili istenen markanın ise "AROBUS" ibresinden meydana geldiği, her iki markanın asıl unsurlarının "ARO" sözcüğü olduğu, davacının marka başvurusu redde dayanak markayı içine almış ise de marka başvurusundaki "BUS" hecesi İngilizce’de otobüs anlamına gelmekte olup, Türkçe'de yaygın olarak toplumun büyük bir kesimi tarafından bu anlama geldiğinin bilindiği ve kullanılacağı emtia açısından bir tür (cins) belirttiğinden "AROBUS" ibaresine bir ayırt edicilik sağlamadığı,
"ARO" sözcüğünün markada esas vurgu unsuru olma vasfını koruduğu, her iki marka bir bütün olarak değerlendirildiğinde ortalama düzeydeki tüketici tarafından ilk bakışta dikkat çekecek ve algılanacak sözcüğün "ARO" olduğu, bilirkişi heyetinin teknik hususlardaki görüşlerinden faydalanılıp iştirak edildiği ancak markaların işaret olarak iltibas yaratmayacağı yönündeki görüşlerine itibar edilmediği, tescili istenen ibare ile daha önce tescilli bulunan redde dayanak yapılan markanın 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi anlamında birbirinden ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/11682, K. 2011/4386, 14 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama