KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/11692 E., 2011/4257 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30/12/2008 tarih ve 2008/772-2008/912 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olup dava konusu meblağ 12.680 TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Banka Şubesi nezdinde bulunan mevduat hesabındaki tüm parasının Esbank İzmir Şubesine EFT yapılmasına ilişkin 26.02.2001 günlü talimatı sonrasında davalının 3.567.786.438.-TL eksik gönderdiğini, 02.04.2001 tarihli ihtarnameye rağmen yine ödemekten imtina ettiğini ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 19.02.2001 tarihinde başlayan ekonomik kriz dolayısıyla davalı bankanın ödeme güçlüğüne girerek müzayakaya düştüğünü, 28.02.2001 tarihinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devir olduğunu,müzayaka halinde iken tahakkuk ettirilen aşırı faiz miktarının BK'nun 20 ve 21. maddeleri uyarınca batıl olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “davalı Banka'nın anılan tarihlerde birikmiş zararının çok önemli boyuta ulaştığı, bankanın içinde bulunduğu yüksek likidite ihtiyacı nedeniyle mevduat kaçışını engellemek veya mevduat toplamak için yüksek oranda faizler ödediği, bu nedenle bankanın uyguladığı faiz oranlarının müzayakadan kaynaklandığının, davacının da davalının düştüğü müzayakadan yarar sağladığının, ivazlar arasında nispetsizlik bulunduğunun, gabinin objektif ve subjektif unsurlarının gerçekleştiğinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/11692, K. 2011/4257, 12 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama