KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/11724 E., 2011/4645 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.02.2009 tarih ve 2008/226-2009/71 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Fas'ta mukim müvekkili ile davalı şirketin Fas Şubesi arasında yapılan anlaşma gereğince davalı şirkete hizmet verildiğini, bu hizmetler karşılığında davalı tarafça keşide edilen poliçe ve çeklerin ödenmediğini, müvekkilinin alacağının tahsili için Fas Mahkemelerinde dava açtığını, tenfiz talebine konu ilamın Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verildiğini, ilamın kamu düzenine de aykırı olmadığını ileri sürerek, Fas Mahkemelerince verilen ilamların tanınmasına ve tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin yurt dışında şubesinin bulunmadığını, tenfizi istenen ilamın aslının ve onaylı örneğinin dosyaya sunulmadığını, Türkiye ile Fas Krallığı arasında karşılıklılık anlaşmasının olmadığını, tenfizi istenen belgenin ilam niteliğinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının tenfizini istediği kararların içeriğine göre ihtiyati haciz kararı olduğu, bu nitelikteki kararların Türkiye'de tenfizinin mümkün olmadığı, ayrıca savunma hakkının ihlal edilip edilmediğinin de karar içeriğinden anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, tenfizi istenen mahkeme ilamındaki davalının, bu davanın davalısı olduğunun açıkça belirtilmemiş bulunmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/11724, K. 2011/4645, 19 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama