KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/11734 E., 2011/4160 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
- Birleşen
- Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayı
- 2008/158 Esas
Karar Metni
536 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 16.06.2009 tarih ve 2009/179-2009/259 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 12.07.2002 tarihinde davalı bankanın bankamatik makinesinden para çekmek isterken kartın alıkonulduğunu, bundan sonra yatırım fonundaki ve kredili hesabındaki toplam 5.900 TL’nin havale edildiğinin anlaşıldığını, davalının ATM cihazını güvenli bir yerde bulundurmaması ve kamera koymaması gibi tedbirleri almaması nedeniyle basiretli bir tacir gibi davranmadığını ileri sürerek şimdilik 1.000 TL’nin, ıslah dilekçesi ile 377,50 TL’nin, birleşen davada da 2.753 TL’nin 12.07.2002 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının şifresini vermemesi halinde işlemlerin gerçekleşmesinin mümkün olmadığını, davacının iptal işlemini telefonla yaptırma olanağının bulunduğunu, birleşen davanın da zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının kullanılan bankomat kartının ATM cihazında üçüncü kişilerce kurulan düzenek nedeniyle sıkışması sonucunda kartı ele geçiren kişilerce 77 dakikada toplam 5.510 TL’nin havale edildiği, davalı bankanın kısa sürede pek çok işlem yapılmasını önleyecek ve bu sırada kart sahibinin bilgi almasını, onay vermesini ve denetlenmesini sağlayacak önlemler ile günde belirli sayı ve miktardan fazla işlem yapılması halinde kartın ATM’de kalmasını sağlayacak güvenlik önlemlerini almadığından %70 oranında kusurlu olduğu,
davacının da kartını ve şifresini iyi koruyamayarak zararın ağırlaşmasına neden olduğundan %30 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle 5.510 TL zararın %70’ini karşılayan 3.857 TL alacağın tahsiline, bu miktarın 1.000 TL’lık kısmına asıl dava tarihinden, 2.479,50 TL’lık kısmına ise birleşen dava tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine karar verilmiş, asıl davada ıslah ile ilave olarak istenen tutara ise faiz yürütülmemiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2) Davacının asıl dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmak suretiyle olay tarihinden itibaren faiz talebinde bulunmasına göre, eylemin niteliği itibarıyla asıl ve birleşen dava bakımından hükmedilen toplam tutara işletilecek faizin olay tarihinden itibaren başlatılması gerekirken 1.000 TL’lik kısma asıl dava tarihinden, 2.479,50 TL’lik kısma ise birleşen dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekir ise de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamaya ihtiyaç göstermediğinden, HUMK nun 438/7. madde ve fıkrası uyarınca kararın aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/11734, K. 2011/4160, 11 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama