KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/11916 E., 2010/950 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 08.07.2009 tarih ve 2009/17-2009/338 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.01.2010 gününde davalı avukatı ... gelip, davacı avukatı tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortağı iken 07.07.2004 tarihli Olağanüstü Genel Kurulda verilen ihraç kararının iptali yönünde kesinleşmiş mahkeme kararı varken, bu defa 29.10.2005 tarihli genel kurulda yine ihraç yönünde karar alındığını,oysa yönetimin genelkurulu kandırdığını, müvekkilinin aidat borcu bulunmadığını, yönetimin müvekkilinin ödediği 6.000,00 YTL aidatını yasal defterlere geçirmemesi nedeniyle müvekkilinin bu husustaki şikayetine ceza davasında bakıldığını,
uygulanan ortaklıktan çıkarılmaya dair yöntemin de yasa ve anasözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek 29.10.2005 günlü olağanüstü genel kurul toplantısında gündemin 4.maddesinde alınan ihraç kararının iptaline, davacının bir pay için davalı kooperatif ortağı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı hakkında verilen ihraç kararında anasözleşme ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2007/2610 E, 2008/10388 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, ceza davasının dava konusu ile bir ilgisinin bulunmadığı, davacı vekilince davacıdan tahsil edilen paraların kayda geçirilmediği yönünde dava açıldığı bildirilmiş ise de, bu hususun bu davada incelendiği, davacı hakkında alınan ihraç kararında bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/11916, K. 2010/950, 28 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama