KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/11955 E., 2011/5661 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
589 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.06.2009 tarih ve 2007/231 - 2009/160 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin lisans hakkı kendisine ait olan Net Cad isimli bilgisayar yazılımının eser sahibi olduğunu, davalı şirket adresindeki bilgisayarlarda bu yazılımın lisanssız ve ruhsatsız olarak kullanıldığının mahkemece yapılan tespit ile ortaya çıktığını, bu haksız kullanım sonucu davalının kazanç elde ettiği ve müvekkilinin haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.000 TL'nın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 06.05.2009 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek toplam 10.198,20 TL'nın tahsilini istemiştir.
Davalı, yaklaşık 20 yıldır serbest harita bürosu olarak hizmet veren işyerine alınan bilgisayarda lisanslı Carto Cad programının yüklü olduğunu, davacının iddia ettiği programın yüklü olmadığını, her ay düzenli olarak bilgisayardaki kirliliğin önlenmesi için disk temizliği yapıldığını ve zaman zaman da bilgisayara format atıldığını, burada yanlışlıkla bir yükleme ve silmenin yapılmış olabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bilgisayar programlarının 5846 sayılı Kanun'un 2/a maddesi gereğince ilim ve sanat eseri olduğu, davaya konu Net Cad programının da eser vasfında bulunduğu, anılan yasanın 38. maddesi uyarınca bir bilgisayar programının herhangi bir şekilde bilgisayara yüklenmesinin ve çalıştırılmasının ancak programı yasal yoldan edinmiş ve lisans hakkı elde etmiş kişilere ait bulunduğu,
aynı yasanın 22/son maddesi uyarınca da bilgisayar programının geçici çoğaltılmasını gerektirdiği ölçüde programın yüklenmesinin, görüntülenmesinin, çalıştırılmasının, iletilmesinin ve depolanma- sının bilgisayar programının çoğaltılması niteliğinde bulunduğu, mahkeme aracılığı ile yapılan tespitte, davalının işyerinde bulunan bilgisayarın regedit klasöründe Net Cad *.ncz.nc.exe dosya görüntüsünün bulunduğunun belirlendiği, bu görüntünün bulunmasının yazılımın yüklenmiş olduğunu gösterdiği, disk temizliği ve format atılma durumunda, hard diskte bulunan önceden yüklenmiş tüm yazılımların ve bunlara ilişkin izlerin silindiği,
bu nedenle davalı savunmasının hayatın olağan akışı ve dosya kapsamına göre inandırıcı olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 5846 sayılı Kanun'un 68. maddesi uyarınca 10.198,20 TL telif tazminatının 02.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, FSEK’nun 68. maddesine dayalı olarak açılan telif tazminatı istemine ilişkindir.
Dava, ...Harita Müş.Müh.İnş.Ltd.Şti.’ne karşı açılmış olup, yargılama sırasında söz konusu şirketin dava tarihinden önce tasfiye edilerek sicilden terkin edildiğinin anlaşılması üzerine davacı tarafın verdiği 03.12.2008 havale tarihli tavzih dilekçesi ile dava Tahsin Öztorun’a yöneltilmiş ve mahkemece de bu husus temsilcide yanılgı olarak kabul edilerek adı geçen gerçek kişi hakkında hüküm kurulmuştur.
Ancak, dava açılan kişinin temsilcisinin yanlış gösterilmiş olması halinde temsilci de yanılmadan söz edilebilir. Somut olayda, dava tüzel kişiliği bulunan şirkete karşı açılmış olup, daha sonra şirket tüzel kişiliği sona erdiğinden tavzih yoluyla dava gerçek kişiye yöneltilmiştir. Bu durumda, temsilcide yanılma söz konusu olmayıp, davadaki hasım değiştirilmiştir. Zira, davalı olarak gösterilen şirket, davalıdan bağımsız ayrı bir tüzel kişiliğe sahiptir.
O halde, ıslah yoluyla dahi hasmın değiştirilemeyeceği gözetilerek davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/11955, K. 2011/5661, 10 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama