KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/11982 E., 2011/4805 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.06.2009 tarih ve 2007/130-2009/162 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “PIRLANTA SONSUZA KADAR + şekil" ibareli markanın 14 ve 35. sınıflarda tescili amacıyla davalı nezdinde yaptıkları başvurunun en son davalı kurumun Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nca 556 sayılı KHK'nin 7/1-a-c maddesi gerekçe gösterilerek reddedildiğini, oysa, bu ibarenin müvekkilince markalaşmış slogan olarak kullanıldığını ve ayırdedicilik nitelik kazandığından 556 sayılı KHK'nin 7/son maddesine göre tescili gerektiğini ileri sürerek, 2007-M-789 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tescili istenen ibarenin pırlanta emtiasını ifade ettiği, bu haliyle pırlanta emtiası bakımından 556 sayılı KHK'nin 7/1-c maddesi anlamında karakteristik özellik belirttiği, pırlanta emtiası dışında kalan emtialar bakımından aynı KHK'nin 7/1-f maddesi uyarınca halkı yanıltıcı olacağı, tescili istenen ibarenin kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 14. sınıfta bulunan “taklit kuyumculuk eşyaları” hariç diğer sınıflar yönünden YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Davacı vekilinin temyiz dilekçesi hakime havale ettirilmiş ise de, temyiz defterine kaydettirilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nun 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre harca tabi ise temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmamış, sadece temyiz dilekçesinin hakime havale ettirilmesi ile yetinilmiştir.
Temyiz defterine kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 Esas, 1985/1 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK`nun 434/3. maddesinde öngörülen eksik harç ödenmesi ile ilgili işlemin kıyasen uygulanması ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılması gerektiği açıklanmıştır.
Buna göre, somut olayda, temyiz defterine kayıt bulunmadığından, bu İBK'nın uygulanması gerekmemektedir.
Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesine konu temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2- Davalı vekilinin temyiz istemine gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/11982, K. 2011/4805, 21 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama