KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/12069 E., 2011/11048 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
579 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07/07/2009 tarih ve 2007/314-2009/164 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı- karşı davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.09.2011 gününde davacı-karşı davalı... ile davalı-karşı davacı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların kozmetik sanayi ve ticareti ile iştigal ettiğini, müvekkili şirketin “Luni + Şekil” ibareli markayı ilk olarak ihdas ile kullanarak maruf hale getirdiğini ve ilk olarak 05.08.2002 tarihinde marka tescil başvurusunda bulunduğunu ve daha sonra 21.10.2002 tarihinde marka başvurusunun yenilendiğini, dava dışı TPE tarafından “davalı şirketin daha önce vaki davalı marka tescil başvurusunun mevcudiyeti” gerekçe gösterilerek müvekkilinin başvuru konusu emtiaların büyük bir kısmının çıkarıldığını, “Luni+Şekil” markasının müvekkiline has olup,
davalı tarafın müvekkiline ait markayı öğrenip marka tescil başvurusunda bulunduğunu ve haksız rekabet yarattığını ileri sürerek, davalının marka tescil eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile, davalı adına tescil edilen “Luni” markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, maddi durumun ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı (karşı davacı) vekili, müvekkili şirketin 1995 yılında “Uni” markasını yarattığını ve çok kısa sürede vazgeçilmez bir marka haline gelmesini sağladığını, UNI ve türevleri markaların 1995 yılından itibaren davalı şirket adına tescil edildiğini, müvekkilinin UNI markasına son derece benzer, üstelik yine müvekkilince yapılan başvurudan sonra davacı tarafın LUNI markasının tescilini istediğini, bu markayı dava dışı şirket ürün ve kataloglarında kullandırdığını, davacı (karşı davalı) taraf eylemlerinin, müvekkilinin tanınmış markalarına tecavüz teşkil ettiğini belirterek, asıl davanın reddini;
karşı dava ile de, müvekkiline ait UNI ve LUNI markaları ile iltibas yaratmak amacıyla, haksız rekabet kastıyla tescil ettirilen 02/19649 LUNI markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, karşı davalının 556 sayılı KHK'nın 62. maddesi gereğince müvekkilinin marka hakkına tecavüzünün durdurulması ve yasaklanmasına, karşı davalı eyleminin TTK'nun 56 vd. maddeleri gereği haksız rekabet olduğunun tespit ve men’ine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile karşı davalı adına kayıtlı 2002/19649 sayılı markanın hükümsüzlüğüne, haksız rekabetin önlenmesine, hüküm özetinin ilanına dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davalıya ait UNİ markasının tanınmış markalar için aranan kıstaslara göre tanınmışlık düzeyine ulaştığı, davacıya ait LUNİ markası ile davalıya ait UNİ markasının hem görsel, hem de işitsel anlamda aynılık derecesinde benzediği ve iltibasa imkan verdiği,
bu benzerlik nedeniyle davacının davalının harcadığı emek ve süreden haksız bir kazanç sağlamasına yol açtığı, davacı markasının hükümsüzlük koşuları oluştuğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı dava yönünden ise davacı - karşı davalı adına kayıtlı 05.08.2002 tarih ve 2002 19649 sayılı markanın hükümsüzlüğüne, haksız rekabetin ve markanın tescil kapsamı dışındaki ürünlerde kullanılmasının önlenmesine, ürün ve tanıtım vasıtalarından silinmesine ve ilana karar verilmiştir.
Kararı, davacı/karşı davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı - karşı davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12069, K. 2011/11048, 27 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama