KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/12075 E., 2011/4542 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.06.2009 tarih ve 2008/171 - 2009/138 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin bir çok tescilli markanın sahibi olduğunu, davalının işyerinde müvekkiline ait çok sayıda tüp olduğunun tespit edildiğini, davalı ile müvekkili arasında bayilik sözleşmesinin olmadığını ileri sürerek, davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, 5.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın 29.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında sözleşme bulunmadığı ve davalının davacıya ait tüpleri piyasadan toplayarak sirkülasyonuna engel olmasının haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davalının davacıya ait tüpleri işyerinde bulundurmasından kaynaklanan haksız rekabetin tespiti ve maddi, manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmişse de, dosya içinde mevcut bilirkişi raporu incelendiğinde, bilirkişiler tarafından yapılan maddi tazminat hesabında, davaya konu tüplerin sirkülasyon sürelerinin maliyet bedelleri ile çarpılmasının esas alındığı anlaşılmaktadır. Ancak Dairemiz yerleşik uygulaması gereğince, davacının zararının hesaplanması için tespit tarihi ile dava tarihi arasında geçen sürede tüplerin dolaşımdan çekilmesi nedeniyle davacının yoksun kaldığı kâr miktarının belirlenmesi
gerekmektedir. Bu durumda mahkemece, bilirkişi heyetinden denetime elverişli şekilde ek rapor alınarak, davacının maddi zararının tespiti gerekirken hatalı bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12075, K. 2011/4542, 18 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama