KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/12079 E., 2011/12196 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
528 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27.01.2009 tarih ve 2008/149 - 2009/15 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04.10.2011 gününde davacı avukatı ... gelip, davalılar avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davacı avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 99/23183 sayı ile tescilli "şekil+ADVANTAGE.MALL" ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin ise "ADVANTAGE WETLANDS CAMO" ibares için marka tescil başvurusunda bulunduğunu, tescili istenen markanın müvekkili adına tescilli marka ile benzer olduğunu, itirazlarının davalı TPE tarafından kabul edilmediğini ileri sürerek, 11.04.2003 gün ve M-757 sayılı YİDK kararının iptaline, markanın tescili halinde hükümsüzlüğünün tespitine ve terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, söz konusu markaların birbirleri ile aynı ya da benzer olmadığını, başvuru sahibi adına aynı tür mallar için 98/015233 sayı ile tescilli ADVANTAGE TIMBER ibareli markanın bulunduğunu, her iki markanın tertip tarzı ve bir bütün olarak değerlendirildiğinde benzer olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraf markalarının aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer kabul edilemeyeceği, davalı başvurusundaki ‘ADVANTAGE’ ibaresinin dilimize de yerleştiği, mal ve hizmette avantaj bulunduğu anlamına geldiği, zayıf bir ayırt ediciliğe sahip olduğu, başvuru kapsamı sulak alan anlamına gelen ‘WETLAND’ ile hiçbir anlamı bulunmayan ‘CAMO’ ibarelerinin tali nitelikte olduğu, ayırt ediciliklerinin hiç bulunmadığı- nın kabul edilemeyeceği, başvurunun ayırt edici unsurunun bir bütün olarak ‘ADVANTAGE WETELAND CAMO’ ibaresi olduğu,
davacı markası içerisinde yer alan ‘MALL’ ibaresinin ise, ‘alış veriş, pazar yeri’ anlamına geldiği, bu ibareyi başvuru tarihinde ortalama tüketicinin tamamen tanımlayıcı anlamıyla algılamayacağı, davacı markasının asli unsurunun ‘ADVANTAGE MALL’ ibaresi olduğu, şeklin açıkça ön planda bulunmadığı, örtüşen 16 ve 24. sınıf emtialar bakımından benzerliğin olduğu, ancak davalının bu sınıfları kapsayan davacıya ait 99/23183 sayılı markasından önce tescil edilmiş 98/15233 sayılı ‘ADVANTAGE TIMBER’ ibareli markasının bulunduğu, ‘TIMBER’ sözcüğünün ‘ahşap, ağaç işi’ anlamına geldiği,
ahşap ve ağaçtan yapılan ve yapılabilecek emtialar için tanımlayıcı olduğu, dolayısıyla 16 ve 24. sınıf emtiaların tamamı bakımından tanımlayıcı bulunmadığı, ayrıca, bu kelimelerin İngilizce anlamının ortalama tüketiciler bakımından bilme oranının düşük olduğu, davalının aynı ibareli 1998 tescil tarihli başka bir markasının daha bulunduğu, davalının anılan ibareyi 16 ve 24. sınıflarda fiili kullanımının da KHK.nin 8/3 anlamında davacıdan önce bir hak elde edecek mahiyette bulunduğunun görüldüğü,
gerek önceye dayalı fiili kullanım gerekse önceye dayalı tescilli markalarının varlığı karşısında davalının kazanılmış hakkının olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12079, K. 2011/12196, 4 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama