KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/12168 E., 2011/5275 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
645 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13.07.2009 tarih ve 2008/42-2009/400 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde nakliyat rizikolarına karşı sigortalı punto makinesinin İtalya’dan Çorlu’ya taşınması işinin davalı şirket tarafından üstlenilip, davalılardan Duran’a ait ve diğer davalı ...yönetimindeki araca yüklenildiğini, varış yerinde sigortalı makinenin alıcısına hasarlı olarak teslim edildiğini ileri sürerek, (11.864.035.000)TL rücuen tazminatın halefiyet tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Balnak Nakliyat ve Logistik Hizmetleri Tic.A.Ş. vekili, müvekkilinin dava konusu taşımayı taşıyıcı sıfatıyla değil, İtalya’da mukim Züst Ambrosetti unvanlı şirketin TTK.’nun 117.maddesi gereğince acentesi sıfatıyla ve alt taşıyıcısı Kınalar Nakliyat ve Tic.A.Ş. vasıtasıyla gerçekleştirdiğini, bu nedenle müvekkiline doğrudan doğruya husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili şirketin aracılık ettiği taşımanın yine müvekkiline ait antrepoya emtianın hasarsız teslimiyle son bulduğunu, davacı şirket sigortalısı tarafından yaptırılan İstanbul/Çorlu taşımasına ilişkin hiçbir mükellefiyetlerinin bulunmadığını, sorumluluğun ancak CMR.’nin 23.maddesi uyarınca sınırlı olabileceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalılar ......ve ... vekili, müvekkilinin taşıma konusu emtiayı Balnak A.Ş.’nin Hadımköydeki antreposundan aldığını, malın gümrükten Hadımköy’de bulunan antrepoya getirilene kadar yapılan indirme - taşıma ve bindirme faaliyetlerinde hasarlandığını, Hadımköy-Çorlu taşıması esnasında müvekkili aracının yolda kazaya uğramadığını, bahsedilen hasarın kazasız bir yolculuk esnasında meydana gelmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama,bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taşıma senedindeki kayıtlara göre taşıyıcının Balnak Nakliyat Depolama Dağıtım Hiz.A.Ş. olduğu, ancak, taşımayı fiilen yapmayıp, Kınalar
Nak.ve Tic.A.Ş.’ne yaptırdığı, bu hususun Kınalar A.Ş.’nin Balnak Nakliyat Depolama Dağıtım Hiz.A.Ş. adına düzenlediği navlun faturası, TRU ve taşıma manifestosu ile belirlendiği, bu belgelerde taşımanın İtalya’dan Halkalı Gümrüğü’ne kadar yapılacağı kayıtlı olduğu gibi, 20.12.2003 tarihli Halkalı Gümrüğü’nce düzenlenen (teslim tesellüm tutanağı) ile de belli olduğu, dolayısıyla Balnak Nakliyat Depolama Dağıtım Hiz.A.Ş. ile Kınalar Nak.ve Tic.A.Ş.’nin CMR’nin 34. maddesi gereğince müşterek sorumlulukları dahilinde sigortalı yükü İtalya’dan Halkalı’ya kadar taşıdığının anlaşıldığı, Hadımköy-Çorlu arası taşımanın davalı gerçek kişiler tarafından yapıldığı,hasarlı emtiada ambalajın olmadığı,hasarın ambalaj yetersizliğinden kaynaklandığı gerekçesiyle,davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece uyulan Dairemiz bozma ilamında belirtildiği üzere, taşımanın Hadımköy Antrepo/Çorlu arası kesimini gerçekleştiren davalı gerçek kişiler, eşyayı teslim aldıkları sırada ihtirazi kayıt öne sürmemiş ve teslim sırasında hasara ilişkin tutanak araç şoförü olan davalı tarafından imzalanmıştır. Ayrıca mahkemece, hasarın davalıların taşıdığı kesitte meydana geldiği kabul edilmiş ve bu gerekçe yönünden davalılar kararı temyiz etmemişler ve mahkemece verilen ilk kararın bozulmasından sonra da sorumluluktan kurtaracak bir halin varlığını ispat edememişlerdir. Bu durumda hasarın gerçek kişilerin taşıdığı kesitte meydana geldiğinin kabulü gerekir.
Yine, emtiadaki hasarın ambalaj hatasından kaynaklandığı belirtilmiş ise de taşımanın Hadımköy/Çorlu kesitine kadar malın hasarlandığına ilişkin delil olmaması, hayatın olağan koşullarına göre davalı gerçek kişilerin taşıdığı kesite kadar ambalaj hatasından hasarlanmayan emtianın, bu kesitte hasarlanmış olmasının kabulü de mümkün değildir. Biran için hasarın ambalaj hatasından kaynaklandığı kabul edilse bile davalı gerçek kişilerin basiretli bir tacir gibi hareket ederek taşıtanı uyarmak zorunda olmaları nedeniyle, taşıyıcının sorumluluğu sona ermez.
Bu itibarla, mahkemece TTK’nun 762. ve devamı maddelerine göre sorumlu bulunan taşıyıcı ile Borçlar Kanunu’nun 41. vd. maddeleri uyarınca haksız fiil faili olan davalının hukuki durumları değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12168, K. 2011/5275, 2 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama