KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/12284 E., 2011/5610 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/04/2009 tarih ve 2005/788-2009/218 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, müvekkili ile yapılan sözleşmeye aykırı şekilde müvekkilinin alt yapı sistemlerini kullanmak suretiyle internet üzerinden telefon görüşmesi hizmeti verdiğini, bu hizmet nedeniyle davacının zarara uğradığını ileri sürerek, davalının mülkiyeti davacıya ait olan telekomünikasyon alt yapısına müdahalesinin men’ine, muarazanın giderilmesine ve 37.961,26 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının izinsiz olarak bir kısım haberleşme hizmetleri verdiği hususunun Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/84 D.İş sayılı dosyası ile yapılan delil tespiti ile kanıtlandığı ancak davacının varlığını iddia ettiği zararın saptanamayacağının belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının mülkiyeti davacıya ait olan telekomünikasyon alt yapısına müdahalesinin men’ine ve çekişmenin giderilmesine, tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir
1 - Dava, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan muaraza ve müdahalenin men’ine ilişkin olup, mahkemece uyuşmazlığın hallinin teknik bilgiyi gerekli kıldığı kabul edilip bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, alınan raporda bilirkişiler, davacı tarafından ileri sürülen hususu davalının inkar etmesi de nazara alınarak, iddia konusunun tespitinin mümkün olmadığını belirtmişlerdir.
Keza Sulh Hukuk Mahkemesi tespit raporu da bilirkişilerce kabul edilmemiştir. Ayrıca mahkemece hükme dayanak yapılan Sulh Hukuk Mahkemesi bilirkişi raporu da teknik bir tespiti içermemektedir. Değinilen raporda, usule aykırı olarak bilirkişi tarafından tanık dinlenmesi söz konusudur.
Bu durumda, mahkemece işin özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilerek bilirkişi incelemesi yaptırıldığına göre, alınan rapor yeterli bulunmazsa yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğinden, mahkemece yazılı gerekçe ile davalının müdahalesinin men’ine karar verilmesi doğru değildir.
2 – Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12284, K. 2011/5610, 9 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama