İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/12299 K.2011/12517

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/06/2009 tarih ve 2008/419-2009/533 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04.10.2011…

Esas2009/12299Karar2011/12517Tarih11 Ekim 2011Okuma5 dk · 1.015 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2009/12299 E., 2011/12517 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Ekim 2011
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.015 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/06/2009 tarih ve 2008/419-2009/533 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04.10.2011 gününde davacılar avukatı ... ile davalı avukatı .... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, davalı limitet şirketin aile şirketi niteliğinde olduğunu, müvekkilleri ve kendisinin, babalarının ölümü ile ortaklık sıfatını kazandığını, %29.17 pay sahibi olduklarını, yönetimin %70.82 pay sahibi ortağa kaldığını, bu ortakla bir takım davaların devam ettiğini, anılan ortağın şirketin nev’inin değiştirilmesi yönünde ortaklar kurulu toplantısı çağrısı yaptığını, bu çağrının davacı ortak ...’na ulaşmadığını, 16.05.2008 tarihinde gerçekleştirilen ortaklar kurulunda alınan şirketin nev’inin değiştirilmesine ilişkin kararın toplantı ve karar nisabını içermediğini,

8.000.000 TL sermayeli ortaklıkta 5.333.000 TL sermayeyi temsil eden ortakların oy kullanmasının zorunlu olduğunu, anasözleşmede bir ortağın bütün ortakların sahip olduğu oy sayısının 1/3 ünden fazlasına sahip olamayacağı kuralının bulunduğunu, her ne kadar dava dışı müdür ortak %70.8 oranında pay sahibi ise de oyunun ancak 2.666.000 YTL sermayeyi temsil edebileceği, alınan kararın toplantı ve karar nisabı bakımından yok hükmünde olduğunu ileri sürerek, geçersizliğinin tespit ile iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, ortaklardan davacı ...’a toplantı yapılacağı hususunun anasözleşmeye uygun şekilde tebliğ edilmediği, iptal davası açma hakkı bulunduğu, bu durumun kendiliğinden ortaklar kurulu kararının yokluğu sonucu doğurmayacağı, ancak hangi nedenle ortaklar kurulu kararlarının iptalini talep ettiğinin açıklanmadığı, %5.825 payının tek başına toplantı ve karar nisabına etki etmeyeceği, esasen çekilen ihtarnameye verdiği cevaptan bu davacının toplantıdan haberdar olduğu,

davalı şirketin anasözleşmesinin 15. maddesinde yer alan oy hakkını sınırlayan düzenlemenin, 559 sayılı KHK ile uygulama imkanının ortadan kalktığı, yine anasözleşmenin 16. maddesinde atıf yapılan TTK.nun 513. maddesinin değişiklikten önceki halinin uygulanmasının gerektiği, bunun sonucu olarak ortak sayısı beşten fazla olan limitet şirkette esas sermayenin 3/2’sini temsil eden ortakların kararlarının yeterli olacağı, bu miktarı aşması halinde tek bir ortağın bile karar alabileceği, ancak alınan kararın iyiniyet kurallarına aykırı bulunmaması gerektiği,

bu yönün tespit edilemediği ve alınan kararın yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava, limitet şirketin nev’inin değiştirilmesine ilişkin ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

Davalı limitet şirketin üç ortaklı olarak 16.01.1990 tarihinde ticaret siciline tescil edilerek tüzel kişilik kazandığı, bu ortaklardan ...’nun ölümü sonrasında davacıların miras yoluyla ortak sıfatını kazandıkları, 01.07.2007 tarihinden sonra altı ortaklı limitet şirket haline geldiği, yokluğu talep edilen ortaklar kurulu kararının şirketin nev’inin anonim şirkete dönüştürülmesine ilişkin bulunduğu ve bu kararın anasözleşme değişikliği niteliğinde bir karar olduğu hususları uyuşmazlık konusu değildir.

Ayrıca, davalı şirketin anasözleşmesinin 16. maddesinde şirket anasözleşmesinin değişikliğinin TTK.nun 513. maddesine göre yapılacağı, 15. maddesinde her ortağın oy hakkının sermayesine göre hesap edileceği, her 500.000 TL’nin bir oy hakkı vereceği, ancak bir ortağın bütün ortakların sahip olduğu oy sayısının 1/3 ünden fazlasına sahip olamayacağı, 17. maddesinde ise, anasözleşmede bulunmayan hususlar hakkında TTK hükümlerinin uygulanacağı,

uyuşmazlık konusu kararın lehinde oy kullanan hakim ortağın %70.82 oranında pay sahibi olduğu ve geriye kalan payların davacılar ile dava dışı diğer ortaklara ait bulunduğu yönleri de davalı ticaret sicili kayıtları ve dosya kapsamıyla sabittir.

Taraflar arasındaki çekişme, alınan kararın yok hükmünde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle davaya tatbik edilecek Kanun hükümlerinin belirlenmesi gerekmektedir. 16.01.1990 tarihinde ticaret siciline tescili yapılarak tüzel kişilik kazanan davalı limitet şirketin anasözleşmesinde sözleşme değişikliğinin TTK.nun 513. maddesine göre yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Anılan Kanun hükmü, 27.06.1996 tarihinde yürürlüğe giren 559 sayılı KHK ile değiştirilmiştir.

Ancak, davalı limitet şirket anasözleşmesini yeni yasal düzenlemeye intibak ettirmemiştir. Bu durum karşısında, anasözleşme değişikliğinde Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, zaten anasözleşmeye aynen alınan, davalının tüzel kişilik kazandığı tarihte yürürlükte bulunan ve sözleşme hükmü haline gelen TTK.nun 513. maddesi uygulanacaktır.

Anılan düzenlemeye göre, anasözleşme, ortak sayısı beşi geçmeyen limitet şirketlerde ittifakla verilecek bir kararla; ortak sayısı beşi geçen şirketlerde ise, sermayenin üçte ikisini temsil eden ortakların kararıyla değiştirilir. O halde, davalı şirketin ortak sayısı dikkate alındığında anasözleşmenin değiştirilmesinin geçerli olabilmesi için, sermayenin 2/3 ünü temsil eden ortakların bu karar lehinde oy kullanması gerekmektedir.

Ayrıca, tamamı yukarıda ifade edildiği üzere, davalı anasözleşmesinin 15. maddesinde oy hakkının sınırlandırılması kapsamında bir ortağın ancak bütün ortakların sahip olduğu oy sayısının 1/3 ünden fazlasına sahip olamayacağı yönünde hüküm de mevcuttur. Bu düzenleme, davalı şirketin tüzel kişilik kazandığı tarihte yürürlükte bulunan TTK.nun 537. maddesi ve hatta yukarıda açıklanan KHK ile değişik hali karşısında geçerli ve ortakları bağlayıcı niteliktedir.

Mahkemenin de gerekçesine aynen aldığı bilirkişi görüşünün aksine, açıklanan düzenleme, oy hakkından yoksunluğa dair bir sözleşme hükmü değildir. TTK.nun 537. maddesi uyarınca kanun koyucunun ortaklara verdiği oy hakkının sınırlandırılması yönündeki yetkinin kullanılmasına ilişkindir. Esasen, uyuşmazlığa anasözleşmenin 17. maddesinin atfı nedeniyle sözleşme hükmü haline gelen ve davalının tüzel kişilik kazandığı tarihte yürürlükte bulunan TTK 537. maddesi uygulanacaktır.

Bir an değişik halinin uygulanacağı düşünülse bile, eski metin gibi değişik metinde de oy hakkının kullanılmasıyla ilgili ortakların şirket anasözleşmesine hüküm koyabilecekleri, yine oy hakkından yoksunluğa dair anasözleşme düzenlemesinin hükümsüz olacağı düzenlenmiştir. O halde, oy kullanılmasına dair anasözleşme hükmünün de kararın geçerliliği bakımından dikkate alınması gerekmektedir.

Bu durum karşısında, %70.82 oranında pay sahibi ortağın, anasözleşme hükmü karşısında toplam payların 1/3 ü oranında oy kullanmış kabul edileceği, bu ortak dışında anasözleşme değişikliği niteliğindeki işbu uyuşmazlık konusu ortaklar kurulu kararı lehinde oy kullananın olmadığı, değişiklik için gerekli toplam sermayenin 2/3 ünü temsil eden ortakların karar lehinde oy kullanmadığı, karar nisabı hesaplanırken oy sınırlamasına tabi ortağın kullanamadığı oyların da hesaba dahil edileceği, başka bir anlatımla, karar nisabının, fiilen kullanılan oylara göre değil, toplam sermayeye göre tespit edileceği, bu haliyle kararın yok hükmünde olduğu dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12299, K. 2011/12517, 11 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/12299
Karar No
2011/12517
Tarih
11 Ekim 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/12300 K.2011/12547
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/12307 K.2011/12551
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2009/12331 K.2011/17465
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/12348 K.2011/12343
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/12354 K.2011/12998
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/12358 K.2011/12523

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.