KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/12354 E., 2011/12998 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.06.2009 tarih ve 2008/21 - 2009/130 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 11.10.2011 gününde davacı avukatı.... ile davalı avukatı.... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Nice Sınıflandırmasına göre 5.sınıfta yer alan "İnsan ve Hayvan Sağlığı için ilaçlar" sınıfında kullanılmak üzere tescil edilen 2004/44722 numaralı RELAXOL ibareli markanın sahibi olduğunu, müvekkilinin "thioglicoside" etken maddesi içeren kas gevşetici bir ürünün tablet ve ampul formunda üretimi için MUSRELAX ibaresi ile Sağlık Bakanlığına yapılan ruhsat müracaatının Sağlık Bakanlığınca uygun görülmeyerek reddedildiğini ve bakanlıkça önerilen 5 isim içerisinden seçtikleri RELAXOL ibaresini ruhsat başvurusunda kullandıklarını ve marka olarak tescil ettirdiğini,
davalının müvekkilinin marka tescil müracaatına itirazda bulunduğunu ancak itirazının reddedildiğini, davalının müvekkilinin marka tescilinden haberdar olmasına rağmen aynı ibareyi ürünleri üzerinde kullandığını, bu durumun müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, davalı eyleminin davacının marka hakkına tecavüz olduğunun tespit ve önlenmesine, hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin Sağlık Bakanlığı’nca 21.04.2005 tarihinde RELAXOL ismiyle ruhsatlandırılan ticari ürünün(ilacın) sahibi olduğunu, "Relaxol" ibaresinin 21.04.2005 tarihinde müvekkili adına ruhsatlandırıldığını, müvekkilinin kullanımının yasalardan doğan hakka dayandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, 556 sayılı KHK’nin 61. maddesinin 1-a bendinde 9. maddenin ihlalinin marka hakkına tecavüz oluşturacağının öngörüldüğü, anılan 9. maddenin 1-a bendinde ise tescilli bir marka kapsamına giren aynı mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin kullanılmasını marka sahibinin iznine tabi olduğunun belirtildiği, davacının RELAXOL markasının 5.sınıfta yer alan insan ve hayvan sağlığı ilaçlar için 30.12.2004 tarihli başvuruyla tescil edildiği,
davalının RELAXOL 20&40 mg film tableti için 29.06.2005 tarihinde ilaca satış izni verildiği ve bu tarihten sonra da davalının bu isimle ilacı piyasaya sürdüğü, dava konusu kelime üzerindeki öncelik hakkının davacıya ait olduğu, davalının markayı ilaç ismi olarak seçmesinin, davacının marka başvuru tarihinden sonra olduğundan, başvurudan sonra gerçekleşen fiili kullanıma dayanarak ibare üzerinde hak iddia edemeyeceği, davalının Sağlık Bakanlığı’ndan bu isimle ilaç ruhsatı almasının, davalıya ibare üzerinden şahsi hak vermeyeceği sonucuna varılarak, davacının marka haklarına tecavüzün tespit ve önlenmesine,
relaxol markasının davalı tarafça ürünlerde ve tanıtım vasıtalarından silinmesine, hüküm özetinin masrafı davalıdan alınarak ilanını karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12354, K. 2011/12998, 13 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama