KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/12414 E., 2011/5323 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.12.2008 tarih ve 2007/766-2008/879 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile dava dışı ... arasında genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesini müvekkilinin kefil sıfatıyla imzaladığını, müvekkilinin davalı bankada bulunan 1.500 TL tutarındaki hesabına bloke konulduğunu, sözleşmenin tüketici kredisi sözleşmesi olduğunu, 4077 sayılı Yasanın 10. Maddesine göre kredi verenin asıl borçluya başvurmadan kefilden borcun ifasını isteyemeyeceğini, müvekkilinin şahsi hesabındaki paranın kredi borçlusunun hesabına aktarılmasının yasal olmadığını, davalı tarafından yapılan takas ve mahsup işleminin yasalara aykırı olduğunu ileri sürerek, 1.500 TL'nin yasal faiziyle birlikte hesaba geri yatırılmasına,
1.500 TL. maddi, 5.000 TL manevi tazminatın paranın çekildiği tarihten itibaren reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile dava dışı ... arasında genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin ticari kredi sözleşmesi olduğunu, davacının 10.000 TL limitli sözleşmenin kefili olduğunu, asıl borçlunun borcunu ödememesi üzerine hesabın katedilip asıl borçlu ve kefile ihtarname gönderilmesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine davacının bankadaki hesabına bloke konulduğunu, ancak hesaptan 1.500 TL'nin mahsup edilmediğini, sadece 455.00 TL'nin mahsup edildiğini, Tüketici Mahkemesi'nin görevli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının kefil olarak imzaladığı genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi hükümlerine göre davalının davacıya ait açılmış ve açılacak tüm mevduat hesapları üzerinde rehin ve hapis hakkı bulunduğu, yapılan işlemin bu sözleşmeye uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesine dayalı borcun ödenmemesi nedeniyle kefil sıfatıyla davacının maaş hesabından yapılan kesintinin iadesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacının kredili maaş hesabının eksi bakiye gösterdiği, artı bakiye olmadığı halde, davalı tarafından kredi sözleşmesine dayalı olarak davacının hesabından 455,00 TL kesinti yapılıp davadışı ...'un kredi borcuna mahsup edildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmede bu yönde kesinti yapılabileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Davalının bu şekilde, davacının eksi bakiye olan kredili maaş hesabından kesinti yaparak davacının kredi borcunu ve faiz miktarını artırdığı belirlenmiş olup, davalı tarafından eksi bakiye olan davacıya ait kredili maaş hesabından kesinti yapılarak asıl borçlunun hesabına mahsup edilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12414, K. 2011/5323, 2 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama