KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1242 E., 2010/7116 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 5.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.06.2008 tarih ve 2004/879-2008/430 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket tasfiye memuru ve diğer davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, 19.07.2002 tarihinde yapılan şirket olağanüstü genel kurulundan önce müvekkili Nail’in çağrılmadığını, ...’in hissedarlığının ihtilaflı olmasına rağmen genel kurula katılıp oy kullandığını, hissedar olmayan şahsın yönetime seçildiğini ileri sürerek, genel kurul kararlarının iptalini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, HSYK.nun 19.07.2007 gün ve 336 sayılı Kararı ile Bakırköy Adliyesinde Ticaret Mahkemesi kurulup faaliyete geçmiş olması, dava konusu şirketin merkezinin anılan mahkemenin yargı alanında kalması ve yeni bir adli teşkilat kurulması nedenleri ile dosyanın istem halinde Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine (devrine) karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket tasfiye memuru ile diğer davalılar vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 19.07.2007 gün ve 336 sayılı kararı ile Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin kurulması ve davalı şirket merkezinin bu ilçe sınırları içerisinde kalması sebebiyle, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yetkili mahkemede değerlendirilmek üzere dava dosyasının mevcut durumu itibariyle Bakırköy Ticaret Mahkemesine devrine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın anılan mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
Ancak, anılan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kararı ile yeni bir mahkeme faaliyete geçirilip, yargı alanının belirlenmiş olması karşısında mahkemece, devir kararı ile yetinilmek gerekirken karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın anılan mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7 maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1242, K. 2010/7116, 21 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama