KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1251 E., 2010/6804 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Mersin Asliye 2.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.09.2008 tarih ve 2008/351-2008/587 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirketi temsilen diğer davalı arasında yapılan adi yazılı sözleşme gereklerinin davalılarca yerine getirilmediğini, noterde şirket hisse devrinin gerçekleştirilmemesi nedeniyle müvekkilince ödenen meblağın istardaten tahsiline yönelik başlatılan takibin davalıların haksız itirazıyle durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, hisse devrini almayan ve sözleşme gereklerini yerine getirmeyenin davacı olduğunu, sözleşmede noterden hisse devri ile ilgili herhangi bir tarih öngörülmediğini savunarak, davanın reddini istemiş, %40 kötüniyet tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın ve davalının tazminat isteminin reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, varlığı taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan davacı ile davalı ... arasında diğer davalı şirketin %5 hissesinin devri hususunda yapılan sözleşmenin TTK'nun 520. maddesinde öngörülen şekil şartını taşımadığı, bu nedenle sözleşmenin geçersiz olduğu ancak BK'nun 61 ve devamı maddeleri gereğince sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davacının davalılardan geçerli olmayan sözleşme nedeniyle yerine getirdiği edimleri ile verdiğini geri isteme hakkına sahip bulunduğu,
davalı şirket açısından açılan davada adı geçen şirketin sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, davalının kötüniyet tazminat isteminin ve diğer davalı hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1251, K. 2010/6804, 14 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama