KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1253 E., 2010/7543 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 7.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.10.2008 tarih ve 2006/636-2008/376 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan ...’un 1996 yılında diğer davalı G Tur Tic.Ltd.Şti.’ni 1/2 hissedar olarak kurduklarını, davalı ...’un halen şirket müdürü olduğunu, şirketin işlettiği otel binasının mülkiyetine de tarafların ½ oranında ortak olduğunu, ancak davalı şirketin kuruluşundan bu yana kâr payı dağıtmadığını, kazancın tamamının ticari defterlerde gösterilmediğini ve davalının uhdesinde kaldığını ileri sürerek, müvekkilinden gizlenen kâr payı ve şirket geliri olarak şimdilik 10.000 YTL, 18.09.2008 tarihli ıslah dilekçesiyle toplam 160.000 YTL’nin ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmişlerdir.
Davalılar vekili, kâr dağıtımı için ortaklar kurulu kararı alınmadığını, müvekkilini ...’un 2002 yılında şirket müdürü olarak atandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı ile davalının 1/2 oranında kurdukları diğer davalı şirketin ortaklar kurulunun toplanamadığı, kâr dağıtımı ile ilgili herhangi bir karar alınamadığı, şirket müdürünün davalı olduğu, kârın ortaklar kurulu kararı gereğince % 40’ının dağıtılacağı kabul edildiğinde ödenmesi gereken vergi, ilgili yıllar için kârdan tenkis edilerek davacı hissesine 146.176,05 YTL’nin isabet ettiği gerekçesiyle, şirket müdürü ve temsilcisi davalı yönünden husumet nedeni ile davanın reddine, 146.176,05 YTL’nin davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, davalı limited şirket ortağı olan davacının gizlenen kar payı ve şirket geliri alacaklarının tahsili istemine ilişkindir. Limited şirketlerde karın dağıtılmasına dair karar alınması gerekir.
Somut olayda, böyle bir ortaklar kurulu kararı olmadığı halde, davalı şirketin emsallerine göre ne kadar kar edebileceği ve yine hakkaniyete göre bu karın %40’ının dağıtılacağı kabul edilerek farazi bir yaklaşımla kar hesabı yapılmış ise de, temyiz edenin davacı olması sebebiyle kar dağıtımına ilişkin ortaklar kurulu kararı bulunmaması bozma sebebi yapılmamıştır.
Ancak, 1996 yılında kurulan şirketin kuruluşundan itibaren davalı şirketin somut olarak kar elde edip etmediğinin şirket kayıt ve defterleri esas alınmak suretiyle değerlendirilip ana sözleşmede öngörülen yedek akçeler de ayrıldıktan sonra dağıtılacak kar payı hesaplanmak gerekirken yazılı şekilde hiçbir somut veriye dayanmayan bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2) Ayrıca, dava dilekçesindeki talep biçimi itibarıyla şirket müdürü olan davalı ...’un şirketin karlarının bir kısmın gizlediği ve kendisine mal ettiği iddiasının da sorumluluk davası niteliğinde olup olmadığı değerlendirilmeden bu davalı hakkında davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1253, K. 2010/7543, 28 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama