KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/12466 E., 2011/13000 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Hatay 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04/05/2009 tarih ve 2009/85-2009/110 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 11/10/2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı .... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin temsilcisi olduğu kolektif şirketin hesabına gönderilen para ile davalı bankanın şube yetkilisinin telkinleri sonucu davacı adına 60.000 YTL. tutarında yatırım hesabı açtırıldığını, hesaptan iki ayrı tarihte 15.000 YTL. bölümünün davacı tarafından çekildiğini, daha sonra bakiyesi istenildiğinde bu hesaba para giriş çıkışının görünmediğinin bildirilerek 60.000 YTL. tediye fişi gösterildiğini, anılan fişin ödeme için değil temsil ettiği şirket hesabından davacının şahsi hesabına virman amacıyla imzalatıldığını, banka müdürünün usulsüz işlemler ile müvekkilinin güvenini kötüye kullandığını ileri sürerek, 45.000 YTL.’nin 12.07.2004 tarihinden itibaren en yüksek ticari mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, şirket hesabına havale yoluyla gelen paranın yetkili imza sahibi davacıya ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizin 06.02.2009 gün ve 2009/661-1336 sayılı karar ile davalı yararına bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davalının dayandığı tediye belgesi karşısında davacıya ödeme yapılmadığına dair iddianın davacı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12466, K. 2011/13000, 13 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama