KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/12512 E., 2011/5037 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
455 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.10.2008 tarih ve 2006/433 - 2008/512 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin İmar Bankası T.A.Ş.'nin müşterisi olduğunu, anılan banka çalışanların ikna etmeleri üzerine müvekkilinin off-shore hesabı açtırdığını, off-shore hesaplarının, devlet garantisinden yararlanamayacağı konusunda müvekkilinin uyarılmadığını, devlet garantisi gereği sorumlu bulunan kurumların da kamuoyunu yeterince bilgilendirmemelerinin off-shore hesaplarının açılmasına neden olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.050 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 21.02.2008 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek, 43.417,81 TL'nin tahsilini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkiline karşı açılan davaların idari yargının görev alanına girdiğini, yetkili mahkemelerin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, dava konusu hesabın tasarruf mevduatı niteliği taşımaması nedeniyle müvekkilinden talepte bulunulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı BDDK vekili, müvekkilinin hizmet kusuruna dayanılması nedeniyle davanın yargı yolundan reddinin gerektiğini, müvekkili kuruma husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu edilen mevduatın davacı tarafından off-shore şirketi hesabına yatırıldığı, davacı taraf bu hesap açılırken yanıltıldığını ileri sürmüş ise de, off-shore bankasından adına hesap açıldığını gösterir hesap cüzdanını aldığı ve bu banka hesabında yapılan işlemlere herhangi bir itirazda bulunmadığı, davacının mevduatını yüksek getirili ve fakat ... güvencesi dışında kalan bu hesap türünde değerlendirmeyi seçip benimsediği, tüm bu olgulardan hesabın, İmar Off-Shore Ltd.
Şti. nezdinde açılan bir hesap olduğu ve İmar Bankası T.A.Ş.'nin bu ilişkideki rolünün havale aracılığından ibaret olduğu, İmar Bankası'nın taahhüt altına girdiğinin davacı tarafça kanıtlanmadığı, bu durumda davaya konu bedelden davalı ...-Shore şirketinin sorumlu olduğu, tasarruf mevduatı sigortasından yararlanmanın ön şartının fon sigorta prim kesintisi yapılan usulüne uygun açılmış bir mevduat hesabının bulunması olduğu, Off-Shore hesabı nedeniyle ...'ye başvurma olanağının bulunmadığı,
hizmet kusuruna dayalı olarak BDDK aleyhine açılan davalarda idari yargı yerlerinin görevli olduğu gerekçesiyle davalı BDDK aleyhine açılan davada mahkemenin görevsizliğine, ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı İmar Off-Shore Ltd.Şti aleyhine açılan davanın kabulü ile 43.417,81 TL'nin, 1.050 TL'lik bölümünün 09.05.2005, 42.367,81 TL'lik bölümünün ise 21.02.2008 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12512, K. 2011/5037, 26 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama