KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/12704 E., 2010/645 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
585 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.02.2007 gün ve 2005/450-2007/57 sayılı kararı bozan Daire’nin 04.06.2009 gün ve 2007/11745-2009/6897 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin % 10 hisse ile davalı şirkete ortak olduğunu, 16.05.2005 tarihli genel kurulda gündemin 7 ve 8.maddelerinde alınan kararların TTK hükümleri, ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu iddia ederek, anılan genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 16.05.2005 tarihli davalı şirket genel kurulu kararının yönetim kurulu başkan ve üyelerine ücret ödenmesine ilişkin 7.maddesinin iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine dair olarak verilen karar Dairemizce davacının hisse devri suretiyle davalı anonim şirketteki ortaklığın sona erdiği yönündeki temyiz dilekçesi ekinde sunulan delillerin değerlendirilerek aktif husumet bakımından davanın açıklığa kavuşturulması gerektiği gerekçesiyle davalı yararına bozulmuştur.
Taraf vekilleri, (ayrı ayrı) karar düzeltme talep etmiştir.
1-Davacı vekili tarafından verilen karar düzeltme dilekçesi ekindeki belgeler ve davalı şirket vekilinin de karar düzeltme istemine cevap dilekçesindeki açıklamalar itibariyle, mahkemece verilen karardan sonra davacıya ait hissenin dava dışı şirkete devrinin davalı şirket yönetim kurulu tarafından kabul edilmeyerek TTK'nun 416.maddesi uyarınca şirket pay defterine kaydı yapılmadığına göre, davacının halen şirket ortağı sıfatıyla aktif dava ehliyetine sahip olduğu belirlendiğinden,
davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüyle Dairemizin aktif husumetin değerlendirilmesine yönelik olarak vermiş olduğu 04.06.2009 tarih ve 11745/6897 sayılı bozma kararının (1) nolu bendenin ortadan kaldırılması ve aynı kararın (2) nolu bendinde davalı vekilinin incelenmeyen diğer temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmiştir.
2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Dava konusu iptali istenen 16.05.2005 tarihli genel kurul kararının 7.maddesinde genel müdüre ücret ödenmesine dair bir hüküm bulunmadığı halde, mahkemece oluşturulan kararın hüküm fıkrası A-(1) bendinde "genel müdüre 12.000 YTL ücret ödenmesine ilişkin kararın iptaline" hükmedilmesi isabetli olmayıp, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle HUMK'nun 438/7.maddesi uyarınca söz konusu ibarenin hüküm fıkrasından çıkartılması suretiyle kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
4-Ayrıca Dairemizce yapılan mürafaadan davalı vekille temsil edildiği ve yerel mahkeme kararı da (ki karar düzeltme aşamasında da (3) nolu bent gereğince davalı yararına düzeltilerek onama yapılmıştır) davalı yararına bozulduğu halde davalı yararına duruşma vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme itirazının kabulüyle Dairemizin "SONUÇ" bölümünün .... 4 ncü satırına "olmadığına" ibaresinden sonra gelmek üzere "625,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" ibaresinin eklenmesine, Dairemiz ilamının bu şekilde düzeltilmesine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12704, K. 2010/645, 22 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama