İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/12841 K.2011/14107

Taraflar arasında görülen davada Nazilli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/05/2009 tarih ve 2006/322-2009/88 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18.10.2011…

Esas2009/12841Karar2011/14107Tarih18 Ekim 2011Okuma5 dk · 1.038 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2009/12841 E., 2011/14107 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Ekim 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.038 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Nazilli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/05/2009 tarih ve 2006/322-2009/88 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18.10.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin Hollanda’da çalıştığını, birikimlerini değerlendirmek için davalının Nazilli Şubesi’ne iki ayrı hesap açtırarak toplam 150.000 Euro yatırdığını, 12.09.2006 tarihinde müvekkilinin Karşıyaka Şubesine başvurarak anılan hesaplarından para çekmek istediğini, böyle bir paranın olmadığının söylendiğini, davalı Nazilli Şubesi’ne başvurduğunda paranın 140.000 Euro’luk kısmının 07.03.2006 tarihinde kendisinin çekmiş olduğu faks talimatı ile Hollanda SNS Bank’ın 922677352 numaralı hesabına aktarıldığının söylendiğini, faksın incelemesinde müvekkilinin boşandığı eski eşinden olma kızı Nuray tarafından gönderildiğini,

annesinin banka hesap cüzdanlarını ve pasaport bilgilerini alarak kullanan ve sahte imza atan kızı tarafından çekildiğini anladığını, yapılan araştırmada kızının müvekkiline duyduğu öfkeyle yaptığını kabul ettiğinin ve parayı harcadığının ortaya çıktığını, müvekkilinin zarara uğradığını, davalının sözleşmeye aykırı davrandığını ileri sürerek, 140.000 Euronun tahsiline karar verilmesin talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının telefonla talimatı üzerine işlemlerin yapıldığını, müvekkiline kusur izafe edilemeyeceğini, havaleyi ödeyen bankanın ...adına ödeme yaptığının, adın uzun açılımının yazılmadığını, doğum tarihinin 1971 olduğunun tespit edildiğini, faks talimatında lehtar ... olarak gösterildiğini, hesaptaki imza ile talimattaki imzanın benzer olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının hesaplarındaki paranın, sadece bir telefon görüşmesi ve ardından gelen faks talimatı üzerine swıft işlemi ile davalı tarafından Hollanda’daki SNS bankasına transfer edildiği, davalının, bu transferi davacı adına yaptığı, havaleyi alan yabancı bankanın bu parayı lehdar ...adına açılmış hesaba aktardığı, bu hesaptan paranın alındığı, hesabın davacının boşandığı eşinden olan kızı adına açıldığı, davacının da nüfus cüzdanı ile pasaportunu gereği gibi muhafaza etmediği, kaybetmiş ise, davalı bankaya bildirmediği, müterafik kusurunun olduğu,

dava dışı banka ile yine dava dışı davacının kızının da kusurunun bulunduğu, her birinin kusur oranının 1/4 olarak kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 35.000 euronun davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, uyuşmazlık konusu hesaplardan yurt dışı bankadaki hesaba transfer yapılması yönündeki talimatın davacının izni olmadan önceki eşinden olma kızı Nuray Meteer tarafından verildiğinin açıkça kabul edilmiş olmasına, bu talimata ilişkin faks içeriğinde davacının hesap numaralarının, tutarlarının ve pasaport numarasının doğru şekilde yer almış bulunmasına,

hayatın olağan akışı kapsamında bir çocuğun anne ve babasına ait bu bilgileri ele geçirmesi anne ve baba açısından kusur kabul edilmez ise de somut olayda davacı anne ile bilgileri ele geçirerek işlemi yaptığı iddia edilen kızının aralarında önceye dayalı uyuşmazlık bulunduğunun ve bu nedenle ayrı yaşadıklarının kabul edilmiş olmasına,

hesap cüzdanları ile pasaportunu gereği gibi muhafaza etmeyen davacının da bu nedenle meydana gelen zararda müterafik kusurunun bulunduğunun kabul edilmesinde bir yanlışlık bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan iki ayrı döviz hesabından davacının bilgisi ve izni dışında yapılan işlem sonucu para transfer edildiği iddiasına dayalı, zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 nci maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir.

Borçlar Kanunu’nun 306 ve 307 nci maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1 nci maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.

Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.

Banka hesap sözleşmesinin hukuki niteliği ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde davacının, davalı bankanın Nazilli Şubesinde iki ayrı Euro hesabı olduğu, anılan hesaplardan 07.03.2006 tarihinde Hollanda’da bulunan SNS Bank nezdinde ...adına açılan hesaba 140.000 Euro transfer edildiği ve bu hesabın davacının kızına ait olduğu hususları uyuşmazlık konusu değildir.

Çekişme, bu transfer talimatının davacı tarafından verilip verilmediği noktasında toplanmaktadır. Davacı taraf, işlemin yapılmasına dayanak faks altındaki imzanın kendisine ait olmadığını, aralarında uyuşmazlık bulunan önceki eşinden olma kızına ait bulunduğunu ve paranın onun hesabına transfer edilmiş olduğunu ileri sürmüştür. Ancak, davalı banka hesaptan yapılan transferin davacının talimatı ile gerçekleştirildiğini kanıtlayamamıştır.

Bu durum karşısında, davalı hesaplardaki parayı aynen iade etmek durumundadır. Ancak, davalı yapılan usulsüz işlemde davacının varsa kusuru oranında mahsup talebinde bulunabilecektir. Zararın meydana gelmesinde üçüncü kişilerin kusuru mevcutsa o kişi veya kişilerin kusuru, ancak onlara karşı açılacak rücu davasında ileri sürülebilecektir. Bu nedenle, hesapta meydana gelen zarardan üçüncü kişilerin kusuru esas alınarak indirim yapılmak suretiyle karar verilmesi doğru değildir.

Öte yandan, uyuşmazlık özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden bilirkişi görüşüne başvurulmasına rağmen dayanakları yeterli şekilde açıklanmadan rapora aykırı karar verilmesi de yanlış olmuştur. O halde, davalının hesaplardaki parayı aynen iade etme yükümlülüğü altında olduğu, ancak davalının kusuru oranında davalının mahsup talebinde bulunabileceği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

3-Ayrıca, dava konusu hesapların Euro hesabı olduğu hususu çekişmesizdir. Mahkemece yazılı şekilde davacı lehine vekalet ücretine karar verilmiştir. Ancak, yabancı paranın tahsiline ilişkin uyuşmazlıklarda hüküm altına alınan yabancı paranın dava açıldığı tarihteki TL karşılığı esas alınarak hüküm tarihindeki AAÜT’ne göre vekalet ücretinin tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da kabul şekli bakımından yanlış olmuş, kararın bu yönüyle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 18.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12841, K. 2011/14107, 18 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/12841
Karar No
2011/14107
Tarih
18 Ekim 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2009/12844 K.2011/19888
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/12845 K.2011/20513
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/12847 K.2011/12247
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/12859 K.2011/14109
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/12860 K.2011/12256
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/12862 K.2011/11928

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.