KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/12890 E., 2011/6642 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.11.2008 tarih ve 2006/75 - 2008/274 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının TATLI RÜYA ibareli marka başvurusunun müvekkiline ait TATLI DÜŞLER ibareli markası ile iltibasa neden olacak şekilde benzer olduğu gerekçesiyle davalı TPE Başkanlığına itiraz edildiğini, ancak itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından kısmen reddedildiğini, oysa davalının başvurusunu yaptığı markanın müvekkiline ait marka ile iltibasa neden olacak şekilde benzer olduğunu ileri sürerek, TPE Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 2004-M–1044 sayılı kararının iptalini ve davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait marka ile davalının başvurusunu yaptığı markanın ve ürünlerin iltibasa neden olacak şekilde benzer oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, YİDK’nın 2004-M-1044 sayılı kararının benzer ürünler yönünden iptaline, davalı tescil edilen markanın benzer ürünler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, mahkemenin gerekçeli kararı davacı vekiline 12.08.2009 günü tebliğ edilmiş ve hüküm HUMK'nun 432. maddesinde yazılı süre
geçirildikten sonra 17.09.2009 günü davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Aynı Yasa’nın 432/4. maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden, davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12890, K. 2011/6642, 31 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama