KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/12906 E., 2011/14227 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
763 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/03/2009 tarih ve 2007/105-2009/67 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18.10.2011 gününde davacı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalılar avukatı duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili müvekkilinin 29/09 ve 30/09. sınıflarda “Koska Sirke ve Turşu” ibaresinin tescili için davalı TPE'ne başvurduğunu, 2004/26615 kod numarasını alan başvuruya davalılardan Merter AŞ’nin adına kayıtlı 2002/03458 sayılı ve "Koska+şekil", 2002/04562 sayılı ve "www.Koska.com", 2002/4383 sayılı ve "Koska" ve 2002/03459 sayılı ve "Koska Merter 1007+şekil" markalarına dayanarak yaptığı itirazın, davalı Enstitü tarafından markalar benzer olmasına rağmen emtiaların farklı olması gerekçesiyle reddedildiğini, davalılardan Mehmet,
Ahmet ve Kadir Dindar’ın adlarına tescilli 1963/90012 sayılı ve "koska" markasına dayanarak yaptıkları itirazın ise, davalı Enstitü tarafından benzer görülerek 556 sayılı KHK 8. madde uyarınca müvekkilinin marka başvurusunun reddedildiğini, anılan red kararına karşı yaptıkları itirazlarının da nihai olarak TPE YİDK'nun 2007-M-735 sayılı kararıyla reddedildiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek TPE YİDK’nın 2007-M-735 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davacı başvurusu ile redde mesnet alınan markalar arasında iltibasa neden olacak derecede benzerlik bulunduğunu, kapsadıkları emtia sınıflarının da benzer olmaları nedeniyle bu emtialar için tescilin mümkün olmadığını, 1982 tarihli ve 74656 sayılı marka yenilenmeme nedeniyle hükümden düşmüş olup, davacının bu markaya dayanarak tescil sağlayamayacağını, dava konusu marka başvurusu ve buna ilişkin itiraz nedeniyle alınmış kararların ve yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu bildirerek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar vekili, müvekkillerinin, 90912; 97/013545; 97/013544; 2002/3458; 2002/3459; 2002/4383; 2002/4563 sayılı tüm sınıfları kapsayan markaların sahipleri olduğunu, KOSKA markasının müvekkilleri tarafından maruf ve meşhur hale getirildiğini, farklı mallarda da korunması gerektiğini, kaldı ki davacı başvurusunun da gıda sektöründe yer aldığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının 23.08.2004 tarihli başvurusunun "Koska sirke ve turşu" ibaresinden oluştuğu, tescil kapsamında 29 ve 30. sınıflardaki "Turşular" ve "Sirkeler" olduğu, "Sirke turşu" ibaresinin, başvuru kapsamında ki malların adı olması ve doğrudan tanımlayıcı bulunması nedeniyle tali unsur oldukları, bu nedenle başvurunun asıl unsurunun "koska" kelimesi olduğu,
itiraza ve redde dayanak alınan davalılara ait 90912 sayılı marka "koska" ibaresinden oluşmakta tescil kapsamında ise, 29 ve 30. sınıflardaki "Helva, şeker, lokum, reçel, marmelat, meyva ezmeleri, tahin ve pekmez, hamur tatlıları, koz helva, susamlı helva, kürek helva, diğer helva çeşitleri, bisküvi, meyva şekerlemeleri, şuruplar, çikolata, gofret, karamella" mallarının yer aldığı markaların ayırt edilmeyecek derecede benzer oldukları, bununla birlikte başvuru kapsamındaki mallar başvuru tarihindeki sınıflandırma Tebliğine göre 29/05 ve 30/09 sınıf ve alt gruba dahil iken, redde dayanak markanın kapsamındaki mallar 29/08, 09, 10, 30/05, 06,
14, sınıf ve alt gruplarda yer aldığı ancak "sirke ve turşu" emtialarının, redde mesnet markanın yukarıda dökümü verilen emtialarından "reçel, marmelat, tahin pekmez, helva ve özellikle meyve ezmeleri, şuruplar" ile aynı marketlerde satılıp, günlük gıda alışverişi yapan tüketici kitlesine hitap ettiği, hatta yan yana veya aynı raflarda, en küçük boyuttaki bakkallarda dahi bir arada satışa sunuldukları, dolayısıyla esasen başvuru yönünden KHK'nin 8/1-b bendinde belirtilen tescil engelinin mevcut olup YİDK kararında bir isabetsizlik olmadığı,
kaldı ki somut olayda davalı markası KHK'nin 8/4 hükmü anlamında tanınmış olup ilişkilendirilebilecek nitelikteki gıda maddeleri itibariyle tanınmışlığından yararlanma veya ayırt ediciliğini zayıflatma ihtimali de kaçınılmaz şekilde mevcut bulunduğu,
diğer taraftan başvuru 23.08.2004 tarihli olup, 22.06.2004 tarih ve 5194 sayılı yasa ile KHK'nin 7/son maddesinde yapılan değişiklikten sonra gerçekleştiğinden kullanımla ayırt edicilik suretiyle tescil engelinin aşılmasının olanaklı bulunmadığı yine davacı adına 03.08.1992 tarihinden itibaren tescil edilip 2002'de yenilenmeyen aynı mallar için tescilli aynı unsurları ihtiva eden marka, ancak koruma süresi dolduktan itibaren iki yıl içerisinde KHK'nin 8/son hükmü uyarınca aynı veya benzer bir işaretin aynı veya benzer mallar için marka olarak tescili amacıyla yapılan başvuruya itiraz olanağı vereceği,
yoksa süresinde yenilenmediğinden hükümden düşen markanın, yeni bir başvuru yönünden müktesep hak teşkil etmeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12906, K. 2011/14227, 20 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama