KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/12974 E., 2010/988 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/07/2007 gün ve 2006/112-2007/167 sayılı kararı onayan Daire’nin 25.06.2009 gün ve 2007/12771- 2009/7837 sayılı kararı aleyhinde davalı vekilleri tarafından ayrı ayrı karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 29, 30 ve 32. sınıfa giren bir kısım gıda maddelerinde kullanılmak üzere TPE nezdinde 1994 yılından bu yana tescilli bulunan "BİZİM" esas unsurunu taşıyan markaların sahibi olduğunu, söz konusu markaların tanınmış olduklarını davalı şirketin bu tanınmışlıktan yararlanmak amacıyla ve davacı markası ile iltibas yaratacak nitelikteki "BİZ" ibaresini aynı cins ürünler için kullanmak üzere marka olarak tescil ettirmek üzere davayı kuruma başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin 556 sayılı KHK'nun 7/b ve 8/b ile 8/2. maddesine dayalı olarak başvuruya karşı yaptığı itirazın nihai olarak davalı kurumun YİDK'nca reddedildiğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline, başvuru kesinleştiği takdirde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı TPE Başkanlığı vekili, davacının markaları ile davalının başvurusuna konu işaret oranında benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Gıda A.Ş. vekili markalar arasında benzerlik olmadığını, davalının markasının 29, 30 ve 32 sınıftaki markalar için davanın markasının ise bu sınıflarda yer alan "yenilebilir sıvı ve katı yağlar, margarinler, tereğyağlar..." için tescilli olduğunu ve mal benzerliği bulunmadığını, davacı markasının tanınmış marka olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacı markası ile başvuruya konu marka arasında nisbi ret nedenlerinin ötesinde, 556 sayılı KHK'nin 7/b. maddesi anlamında mutlak ret nedeni oluşturulacak kadar ayniyet bulunduğu ve davacının markasının 556 sayılı KHK'nin 8/4. maddesi anlamında tanınmışlığa sahip olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline, davalı şirketin markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiş; kararın her iki davalı vekilince ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 25.06.2009 tarihli kararıyla yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Her iki davalının vekilleri, bu kez, karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekillerinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12974, K. 2010/988, 29 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama