İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/13089 K.2011/4750

Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.02.2009 tarih ve 2008/39 - 2009/33 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili ve davalı Mersin Turistik Tesisleri A.Ş. ile .... vekili…

Esas2009/13089Karar2011/4750Tarih21 Nisan 2011Okuma7 dk · 1.479 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2009/13089 E., 2011/4750 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Nisan 2011
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Birleşen dosya
MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Sayı
2003/761 ESAS
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.479 kelime·7 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.02.2009 tarih ve 2008/39 - 2009/33 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili ve davalı Mersin Turistik Tesisleri A.Ş. ile .... vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.04.2011 gününde davacılar vekili Avukat ... ve Avukat ..., davalı Mersin Turistik Tesisleri A.Ş. vekili Avukat ..., davalı ... ... vekilleri Avukat ..., Avukat ....Avukat ....duruşmaya geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer davalılar duruşmaya gelmedi,

temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkillerinin % 46 oranında hissedarı bulunduğu davalı şirkete ait otelin, şirketin eski ve yeni yöneticileri olan davalılarca diğer davalı ...’e, geçerli bir yönetim kurulu kararı olmaksızın ve muvazaalı bir biçimde satıldığını ileri sürerek, davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davalı şirket adına tescilini, birleşen davada ise 14.03.2003 tarihinde usülsüz olarak yapılan satıştan sonra toplanan 30.07.2003 tarihli olağanüstü genel kurulda, müvekkilinin muhalefetine rağmen satışa onay kararı alındığını, kararın oybirliğine dayanmadığından yok hükmünde olduğunu, TTK’nun 388. maddesinin gözetilmediğini ileri sürerek, anılan genel kurulun 3 nolu kararının iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... ... vekili, müvekkilinin dava konusu taşınmazları 13.03.2003 tarihli yönetim kurulu kararı ve Mersin Ticaret Odası’nın yetki belgesine dayanarak (1.670,00) TL bedelle satın aldığını, iyiniyetli 3. kişi durumundaki müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalılarca da davanın reddi savunulmuştur.

Mahkemece, Dairemize ait 16.11.2007 tarihli ilama dayanılarak dava konusu otelin 14.03.2003 satış tarihi itibariyle rayiç değerinin (1.738.687,50) TL olduğu, davalı ...’in ödediği (1.000.000) TL’lık bedel ile taşınmazlar üzerindeki ipotekler gözetildiğinde taşınmazın muvazaa ile satılmadığı kanaatinin oluştuğu, zira bedelde muvazaadan söz edebilmek için taşınmazın gerçek değerinin çok altındaki bir bedelle satılması ve taraf iradelerinin muvazaa yönünde birleşmesi gerektiği, davalı ...’in Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen tasarrufun iptali davası sonucunda diğer davalı satıcı Mersin Turistik A.Ş.’nin vergi borcunu ödeyerek,

taşınmazın kendisine maliyetini daha da artırdığı, yönetim kurulunun satışa onay kararının satıştan sonraki genel kurulda yeterli nisapla alındığı, şirketin tek taşınmazı olsa da dava konusu oteli alıp satmaya yönetim kurulunun yetkili olduğu, zira şirket anasözleşmesine göre gayrimenkul alıp satmanın yönetim kurulunun yetkisinde bulunduğu gibi verimli çalışmayan bir otelin satılarak aynı amaçla başka bir otel alınması veya kiralanmasının ve şirketin anasözleşmede belirtilen diğer faaliyetlerine yönelmenin de mümkün olduğu,

bu durumun şirketin amacını gerçekleştirme imkanını ortadan kaldırmayacağı gibi satış kararının nitelikli nisapla alınmasını da gerektirmediği, kaldı ki şirketin iç işleyişindeki bir takım usulsüzlüklerin MK.’nun 1023.

Maddesi uyarınca bu durumu bildiği ispat edilemeyen iyi niyetli davalı ...’in iktisabını engellemeyeceği gibi genel kurul kararının iptalinin dahi anılan davalıya yapılan satışın iptalini gerektirmeyeceği, ancak yönetim kurulu üyelerinin ileride kendilerine yöneltilmesi muhtemel sorumluluk davasından kurtulmak amacıyla çoğunlukta olmadıkları ilk genel kurula satış işlemini getirmeyip, sonraki genel kurulda çoğunluğu sağladıktan sonra onay kararı aldırmalarının, TTK’nun 381.

Maddesi anlamında iyiniyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle asıl davada tapu iptali ve tescil isteminin reddine, birleşen davada davanın kabulü ile davalı Mersin Turistik A.Ş.'nin 30.07.2003 tarihli genel kurul toplantısında, gayrimenkul ve demirbaş satışının onaylanmasına dair 3 nolu kararın iptaline oyçokluğu ile karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili ve davalı Mersin Turistik Tesisleri A.Ş. ile Muhittin ... vekili temyiz etmiştir.

1- Somut uyuşmazlıkta davalı ... ....vekiline mahkemece verilen karar 17.03.2009 tarihinde, davacılar vekilinin temyiz dilekçesi ise 27.04.2009 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı ... ... vekilince asıl davada verilen kararın onanması, birleşen davada verilen

kararın bozulması istemli dilekçe, “Dairemize” 28.02.2011 tarihinde sunulmuştur. Bu dilekçenin yerel mahkemesine değil Dairemize sunulduğu, temyiz defterine kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı gözetildiğinde, anılan temyiz isteminin usulüne uygun olduğundan söz edilemeyeceğinden, davalı ... ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2- Davacılar vekili ile davalı Mersin Turistik Tesisleri A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; asıl dava tapu iptali ve tescil, birleşen dava ise genel kurul kararının iptali istemlerine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.

Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davalı anonim şirketin tek taşınmazı olan dava konusu otelin, 14.03.2003 tarihinde diğer davalı ... ...’a satıldığı, birleşen davanın konusu 30.07.2003 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında da bu satışın onaylanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece birleşen davada davalı yönetim kurulu üyelerinin ileride kendilerine yöneltilmesi muhtemel sorumluluk davasından kurtulmak amacıyla çoğunlukta olmadıkları ilk genel kurulda satış işlemini gündeme getirmeyip, çoğunluğu sağladıktan sonraki 30.07.2003 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında onay kararı aldırmalarının, TTK.’nun 381. maddesinde düzenlenen iyiniyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle, birleşen davanın kabulüne dair tesis edilen ilk karar, Dairemizce sadece bu hususun dava konusu genel kurul kararının iptalini gerektirmeyeceği, mahkemece birleşen davanın başka bir nedenle anılan yasa maddesi uyarınca yasaya,

anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuş ise de, mahkemece yine aynı gerekçeyle birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, böylelikle bozma ilamının gereği yerine getirilmemiştir.

Oysa bozma ilamında da belirtildiği üzere, davalı yöneticilerin anılan eylemi tek başına iyiniyet kurallarına aykırı olmayıp, mahkemece birleşen dava yönünden iyiniyet kurallarına aykırı başka hususların bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gereklidir.

Somut uyuşmazlığa bu açıdan bakıldığında ve dava konusu otelin satışına dair tapu iptali ve tescil talepli asıl davanın 09.04.2003 tarihinde açıldığı, birleşen davada iptali istenen ve anılan satışa onay veren olağanüstü genel kurul toplantı tarihinin ise 30.07.2003 olduğu nazara alındığında, anılan genel kurul kararının, daha önce açılmış bulunan tapu iptali ve tescil davasının sonucunu etkilemeye, diğer bir deyişle asıl davayı sonuçsuz bırakmaya yönelik olduğu ve iyiniyet kurallarına bu nedenle aykırı bulunduğu kabul edilmelidir.

O halde mahkemece, birleşen davanın açıklanan gerekçeyle kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabul edilmesi doğru değilse de, verilen karar sonucu itibariyle doğru olduğundan, davalı Mersin Turistik Tesisleri A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile birleşen davanın kabulüne dair kararın onanması gerekmiştir.

3- Davacılar vekilinin asıl davada verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve her ne kadar dava konusu otel davalı şirketin tek taşınmazı ise de, bu taşınmazın genel kurul kararı ile bir başkasına satılmasının ve bu kararın satıştan daha sonra alınmasının mümkün bulunmasına göre, davacılar vekilinin asıl davada verilen hükme yönelik bulunan ve aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.

4- Ancak, 2 numaralı bentte açıklandığı gibi birleşen davada, asıl davanın konusu olan satış işlemine onay veren ve 30.07.2003 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 3 numaralı karar açılan davayı neticesiz bırakmaya yönelik bulunduğundan ve bu sebeple iyiniyet kurallarına aykırı olduğundan iptaline karar verilmesi gerekmektedir.

Somut olayda şirketin tek taşınmazı olan otelin satımına dair ortada geçerli bir genel kurul kararı bulunmadığına göre mahkemece, işlemin temelindeki bu sakatlığın satım sözleşmesini geçersiz hale getireceği ve davalı alıcı Muhittin’e karşı da ileri sürülebileceği gözetilerek, asıl davanın sırf bu nedenle kabulü ile dava konusu taşınmazın satışına dair tapu kaydının iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

5- Kabul şekli bakımından da asıl davanın konusu olan otel satışının muvazaalı olmadığı gerekçesiyle tesis edilen ilk hüküm Dairemizce, devir tarihi itibariyle işletmenin bilançosu, müşteri hacmi, öz varlığı, üzerindeki ipotekleri, ticari itibarı vs. göz önüne alınmak suretiyle değerinin tespit edilmesi ve muvazaa iddiasının bundan sonra değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuş, mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda ise her ne kadar anılan verilerden bahsedilmişse de bu verilere ne kadar parasal değer biçildiği raporda açıklanmadan, dava konusu otelin satış tarihindeki değeri, sadece inşaat birim maliyet fiyatlarından hareketle tespit edilmiştir. Dolayısıyla sonuçta Dairemiz bozma ilamının gereği yerine getirilmemiştir.

Ayrıca her ne kadar mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bu bilirkişi raporunda, devir tarihi itibariyle dava konusu otelin (1.738.687,50) TL. değerinde olduğu belirtilmişse de, davalı ... tarafından bu otelin alımı için davalı şirkete ödenen (1.066.000) TL. ile tapudaki ipoteklerin kaldırılması için dava dışı alacaklılara sırasıyla 27.03.2003, 28.03.2003 ve 18.04.2003 tarihlerinde ödenen (260.000) TL., (400.000) TL. ve (400.000) TL. gözetildiğinde, devir tarihinden sonra da 2004-2008 yılları arasında otele toplam (6.230.697,17) TL. masraf yapıldığı nazara alındığında, bilirkişi raporunda belirtilen değerin de gerçekçi olmadığı,

dolayısıyla bu bilirkişi raporuna dayanarak somut uyuşmazlıkta muvazaa bulunmadığı sonucuna varan mahkeme kararının da gerçekçi verilere dayanmadığı anlaşılmakta olup, davacılar vekilince bu konuda emsaller gösterilerek anılan bilirkişi raporuna karşı yapılan esaslı itirazların da mahkemece karşılanmadan hüküm verilmeside kabul şekli itibariyle doğru görülmediğinden kararın bu nedenle de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ... vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı Mersin Turistik Tesisleri A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile birleşen davanın kabulüne dair kararın ONANMASINA, (3) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (4) ve (5) no’lu bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,

ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, alınmadığı anlaşılan 67,20 TL başvuru ile 1140 TL temyiz ilam harcının davalı ... ...’dan alınmasına, 21.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/13089, K. 2011/4750, 21 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/13089
Karar No
2011/4750
Tarih
21 Nisan 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2009/13090 K.2011/5627
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/13112 K.2011/4212
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/13201 K.2011/6162
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2009/13202 K.2011/5634
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/13203 K.2011/4372
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/13214 K.2011/4973

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.