KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/13114 E., 2011/14565 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13/07/2009 tarih ve 2008/427-2009/543 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25/10/2011 gününde davacılar avukatı M.Fahri Refiğ ile davalılar Emir Özel Sağlık Hizmetleri Ltd.Şti. vekili ...
Özal ve Renka Sağlık Hizmetleri Ltd.Şti. vekili ... geldiler, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili şirket ile davalı ... Ltd.Şti. arasında uzun yıllara ve güvene dayalı bir ticari ilişkinin bulunduğunu, müvekkili şirketin zor durumda olup aleyhine icra takiplerine girişildiği ve davalı ...
Ltd.Şti'nin de iki ayrı takip başlattığı bir dönemde, anılan davalının talebi üzerine müvekkiline ait diyaliz merkezinin (2.300,000) TL'na bu davalıya devri konusunda anlaştıklarını, diğer alacaklıların haczini engellemek için anılan davalının giriştiği icra takiplerini kesinleştirdiklerini, davalı şirkete tahliye taahhüdü verdiklerini, bir süre sonra bu davalının ortaklarının diğer davalı şirketi kurarak müvekkillerine ait işyerinde faaliyete başladıklarını, davalıların müvekkili ile aralarındaki inançlı işleme aykırı ve hileli davranışları sonucunda müvekkili şirketin tüm öz varlığını yitirdiğini ileri sürerek,
(150.000) TL'nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, Dairemize ait 21.02.2008 tarihli ilama dayanılarak, inançlı işleme dayalı anlaşmaların yazılı delillerle ispatlanmasının, gerektiği, davacının taraflar arasında yapıldığı iddia edilen inançlı sözleşmenin varlığına ilişkin bu yönde bir delil sunmadığı, yemin teklif etme hakkını da kullanmayacağını bildirdiği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/13114, K. 2011/14565, 27 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama