KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/13257 E., 2010/9506 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
569 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.07.2009 tarih ve 2008/318-2009/433 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.09.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ...gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davalı vekili, müvekkili işyerinin davalı ... nezdinde Ticari Sınai İşletme Sigorta Poliçesiyle sigortalı olduğunu, sigortalı işyerinde 03.06.2007 tarihinde hırsızlık olayı gerçekleşmesine rağmen hadisenin HSGŞ’nun A.1. maddesinde belirtilen eylemler sonucu meydana gelmediği ve ayrıca ek sözleşme ile teminat kapsamına dahil edilebilecek risklerinde poliçe teminat kapsamında yer almadığından bahisle tazminat talebinin karşılanmadığını ileri sürerek (1.050.000) TL maddi ve (10.000) TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çalındığı beyan edilen kıymetlerin tek bir kamyona sığmasının mümkün olmadığı, söz konusu miktar için en az üç kamyon gerektiği, iş yeri bekçisinin uyutulduğunu beyan etmesine rağmen kanında alkol ve uyutucu/uyuşturucu maddelerin bulunmadığı, sigortalı firma sahiplerinin çok sayıda firmalara borçlu olup, uzun zamandan beri icra memurlarınca yasal işlemler yapıldığı, sadece fason işçilik faaliyeti gösteren firmanın hırsızlık tarihinden kısa bir süre önce yüklü kumaş ve kot alımının dikkat çekici olduğu,
sigortalının çalındığını beyan ettiği makinelere ait faturalar incelendiğinde tamamına yakınının son iki ay içerisinde alınmış olduğu ve faturaların tamamının açık olduğunun görüldüğünü, HSGŞ’nun A.1. maddesi gereğince olayın poliçe teminatı kapsamında olmadığını, A.
4. maddesi uyarınca sigortalının hizmetinde bulunan kimselerce yapılan hırsızlığın ancak ek teminatla sigorta güvencesi altına alınabileceğini, davacının iddia ettiği hasar miktarının fahiş olduğunu, poliçe de manevi tazminat talebine ilişkin bir teminat bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacıya ait sigortalı iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayı sonucunda davacının (1.050.000)TL maddi zarara uğradığı, manevi tazminat isteminin ise koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, (1.050.000) TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava,davalı ... nezdinde hırsızlık rizikolarını da kapsar biçimde sigortalı işyerinden yapılan hırsızlık nedeniyle doğan zararın davalı ... şirketinden tazmini istemine ilişkindir.
Davalı tarafından davaya konu hırsızlık olayının Hırsızlık Sigortası Genel Şartlarının A.1.1.5.maddesinde öngörülen “öldürme,yaralama,zor ve şiddet kullanma veya tehditle yapılması halinde sigortalı kıymetlerde doğrudan meydana gelen maddi kayıp ve zararlar teminat altına alınmıştır” hükmüne uygun olmadığı ve poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığı,davacının 32.901 Kg kumaşı satın aldığını bildirdiği firmanın paravan bir şirket olduğu,çalınan emtianın tek bir kamyona sığmasının mümkün olmadığı savunulduğuna göre,davalının bu savunmaları üzerinde durularak ve özellikle toplamda 107 adet makine,15.450 adet kot pantolon ve 32.901 kg kumaşın
sigortalı işyerinden götürülüp, götürülemeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken somut uyuşmazlığı sadece miktara ilişkin görerek inceleme yapılıp sonuca ulaşılmış olması hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/13257, K. 2010/9506, 30 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama