KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/13273 E., 2010/9594 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
480 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.05.2009 tarih ve 2007/308-2009/193 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Bankanın Gebze Şubesinde bulunan vadesiz hesabından bilgi ve talimatı dışında davalının özensizliği nedeniyle internet bankacılığı yoluyla 5.000 YTL'nin çekildiğini ileri sürerek, 5.000 YTL maddi, 10.000 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu olayda müvekkili bankanın kusur ve sorumluluğu olmadığını, manevi tazminat istemi koşullarınında olşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve kısmen benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu meblağın davacının bilgisi dışında çekilmiş olmasından dolayı davalı bankanın sorumlu olması gerektiği, olayda manevi tazminat şartlarının da gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 5.000 TL maddi, 2.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalının davalı Banka bulunan hesabındaki mevduatının bilgi ve talimatı dışında internet bankacılığı yolu çekilmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının dava konusu miktardan yoksunluğu nedeniyle yaşamış olduğu gerginlik nedeniyle manevi tazminat istemi koşullarının oluştuğu sonucuna varılarak bu kalem isteminde kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, bu bağlamda haksız eylem esasen davalı Bankaya karşı işlenmiştir. Başka bir deyişle, dava dışı şahıslar tarafından gerçekleştirlen haksız eyleminin mağduru bizatihi davalı Banka olup BK'nun 49.maddesi gereğince kişisel çıkarları (hakları) halele uğrayan kimse manevi tazminat isteyebilir. Manevi tazminat, mal varlığı dışındaki, hukuksal değerlere yapılan saldırılar ile meydana getirilen eksilmenin giderilmesi olup, haksız saldırı, kişinin psikolojik varlığı üzerinde etki doğurur. Uğradığı tecavüz nedeniyle, fizik ya da manevi acılar doğan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevincini kaybeden kişi manevi tazminat isteyebilir. (Bkz:Mustafa Reşit Karahasan,Tazminat Hukuku,1996,İst.sh.835)
Davacının ileri sürdüğü ve mahkemece kabul edildiği şekli ile somut olayın oluş biçiminde, TMK. 24 ncü maddesi anlamında davacının doğrudan kişilik haklarına tecavüz söz konusu olmadığı gibi, BK.nun 49 ncu maddesinde belirtilen manevi tazminat isteme koşulları da oluşmamış olup, mahkemece, manevi tazminata ilişkin, kanıtlanamayan istemin tümüyle reddine karar verilmek gerekirken, yazılı gerekçelerle manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmamıştır.
3- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/13273, K. 2010/9594, 4 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama