KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/133 E., 2010/6099 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.10.2008 tarih ve 2006/137-2008/313 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olup dava konusu meblağ 12.680 TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin başkanı olarak görev yaptığı dönemde kooperatif inşaatının bitirilmesi için genel kurul kararı uyarınca davalı bankadan kredi alındığını, daha sonra aynı bankaya müvekkili tarafından 4.675 Amerikan Doları tutarında şahsi hesap açtırıldığını, ancak davalı bankanın müvekkiline hiçbir tebligat yapmadan kooperatifin kredi borcu nedeniyle müvekkilinin şahsi hesabındaki miktarı kredi borcuna mahsup ettiğini, bundan dolayı müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek mahsup edilen miktar karşılığı olan 5.873.750.000-TL’nin faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının genel kredi sözleşmesini müşterek ve müteselsil borçlu sıfatı ile imzaladığını, davacının iş bu sıfatından kaynaklanan borcuna mahsuben müvekkili banka nezdindeki tüm hak ve alacaklarına ihbarda dahi bulunulmadan banka tarafından el konulabileceğini ve borca mahsup edilebileceğini kabul ettiğini, bu durum karşısında bankaca yapılan işlemde bir usulsüzlük olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı kooperatif, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, 5.389.95 YTL’nin her iki davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, hesaptaki paranın talimat olmaksızın çekildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davanın reddine dair tesis edilen önceki karar, gerekçe yokluğu nedeniyle Dairemizce bozulmuştur. Yerel mahkemece bozmaya uyulduktan sonra bu kere davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, bozma ilamına uyulduğuna göre, bozma doğrultusunda ilk kararın gerekçesinin açıklanması gerekirken yazılı şekilde ilk karardan farklı bir hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, hükmüne uyulan bozma kararının gereğinin yerine getirilmesi amacıyla kararın yeniden bozulması gerekmiştir (YHGK’nun 2001/4-535 Esas-2001/537 Karar sayılı kararı ).
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/133, K. 2010/6099, 31 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama