KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/13550 E., 2011/14790 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
599 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/05/2009 tarih ve 2007/574-2009/205 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01/11/2011 gününde davacı avukatı .... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalılar avukatı duruşmaya gelmediğinden temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların müvekkili şirketten ayrıldıktan sonra adi bir şirket kurup aynı iş kolunda faaliyette bulunduklarını, atık su tesisi yapımı için bir çok şirkete teklif mektubu gönderdiklerini, bu mektuplardan daha önce davacı şirket tarafından yapılmış işleri veya bu şirket tarafından işletilmiş atık su tesislerini kendileri yapmış veya işletmiş gibi referans göstermek suretiyle yanıltıcı malumat vererek haksız rekabette bulunduklarını ileri sürerek, davalıların haksız rekabetinin tespiti ile bu şekilde elde edilmesi mümkün görülen menfaat karşılığından şimdilik 20.000,00 TL nin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin davacı şirkette çalışmakta iken işten çıkarıldıkları için 2006 yılı Kasım ayından sonra ortak olarak faaliyetlerini sürdürdüklerini, davacı şirkette çalışırken emeklerinin geçtiği işleri, referans olarak bildirmeleri, hatta davacı şirketi de referans olarak göstermelerinin doğal olduğunu, kaldı ki referans göstermelerinin teklif verilen işleri almakta belirleyici bulunmadığını, haksız rekabetin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalılardan ...'in daha önce endüstriyel atık su arıtma tesisleri yapımı ile iştigal eden davacı şirkette 2002-2005 yılları arasında işletme sorumlusu mühendis olarak, diğer davalının ise aynı şirkette 2004 yılı Haziran ayından 2005 yılı Şubat ayına kadar çevre mühendisi olarak çalıştığı, müşteri tarafından tekliflerin değerlendirilmesinde referansın önemli olmadığı, davalıların yapmadıkları bir işi referans olarak göstermedikleri, görev aldıkları iş ve projeleri, referans olarak göstermesinin, davacı şirketi aleyhine haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalıların haksız rekabetinin tespiti ile bu şekilde elde edilmesi mümkün görülen menfaat karşılığından şimdilik 20.000,00 TL nin davalılardan tahsili istemine ilişkin olup, davalıların davacı şirkette belli bir süre çalıştıkları, daha sonra davacı şirketle aynı işi yapan adi bir ortaklık kurdukları, davalıların davacı şirketin yapmış olduğu işleri referans olarak gösterdikleri dosya kapsamı ile sabittir.Uyuşmazlık, davalıların davacı şirkette çalıştıkları dönemde salt davacı şirket projelerinde yer almış olmalarına rağmen davacı tarafından gerçekleştirilen projeleri referans olarak gösterip gösteremeyecekleri,
göstermeleri halinde bunun haksız rekabet oluşturup oluşturmayacağı noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, yazılı gerekçelerle davalıların çekişmesiz olan eylemlerinin haksız rekabet oluşturmayacağı sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, Hüsnüniyet Kaidelerine Aykırı Hareketler başlıklı TTK.nun 57/3 ncü maddesi "Kendi şahsi durumu, emtiası, iş mahsulleri, ticari faaliyeti veya ticari işleri hakkında yanlış veya yanıltıcı malumat vermek veyahut; üçüncü şahıslar hakkında aynı şekilde hareket etmek suretiyle rakiplerine nazaran onları üstün duruma getirmek "hükmünü haiz olup, mahkemenin kabulünün aksine, davalıların salt görev aldıkları iş ve projeleri açıkça işaretle yetinmek yerine davacı şirkete ait referansları kendilerine aitmiş gibi göstermeleri, referans mektuplarında davacı tarafından yapılan işlerin sanki kendileri tarafından yapılmış gibi bir izlenim uyandırmaya çalışmaları, bu bağlamda çalıştıkları eski şirketin şöhretinden yararlanmaları davacı şirkete karşı haksız rekabet oluşturacağının kabulü gerekir.
Bu durumda, mahkemece, davanın ve davalıların hukuki durumlarının yukarıda açıklanan çerçevede ele alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış ilkeden ve yanılgılı değerlendirmeden hareketle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/13550, K. 2011/14790, 1 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama