KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1361 E., 2010/8501 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
508 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27.02.2008 tarih ve 2006/15 - 2008/68 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili davalı şirkete karşı açtığı asıl davada, Gelibolu Vapur İskelesinin müvekkili kuruma devredildiğini, davalı şirketin sahibi ve işletmecisi olduğu teknelerin 03.05.1996-24.11.1997 tarihleri arasında müvekkilinden herhangi bir izin almadan Gelibolu-Çardak arasında araç ve yolcu taşımacılığı yapmak suretiyle müvekkiline ait iskeleyi kullandığını, iskeleye yanaşan teknelerden palamar ve iskele ücreti tahsil edildiğini, davalıya ait teknelerin iskeleyi kullanımlarından dolayı davalının müvekkili kuruma toplam 7.055.000.000 TL iskele ve palamar ücreti borcunun bulunduğunu ileri sürerek,
anılan miktarın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, Gelibolu Belediyesine karşı açılan birleşen davada ise davacı vekili, müvekkili tarafından iskeleye yaptırılan rampanın Gelibolu-Çardak arasındaki araç taşımacılığı için çeşitli şirket ve şahıslara ait özel motorlar tarafından kullanıldığını, ancak bu kullanım için müvekkiline iskele ve palamar ücreti ödenmediğini,
davaya konu 3 nolu parseldeki bu yeni rampanın müvekkili tarafından yaptırılması ve rampanın bağlı olduğu 1 nolu parseldeki iskelenin işletme hakkının da müvekkiline ait olması nedeniyle buradan yararlanan özel motorlardan iskele ve palamar ücreti talep etme hakkının müvekkiline ait bulunduğunu, davalı Belediyenin bu rampayla hiçbir ilgisinin olmadığını ve geçerli bir hukuki nedene dayalı hakkının bulunmadığını, ancak davalının sözkonusu rampada hak iddia ettiğini ve özel motorlardan bu rampayı kullandıkları için ücret aldığını, davalının müdahalesinin haksız olduğunu ileri sürerek,
rampaya yönelik davalı belediyenin sataşmasının önlenmesi ile bu rampanın kullanım hakkının ve dolayısıyla burayı kullanan özel motorlardan ücret isteme hakkının müvekkiline ait olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkiline ait teknelerin iskeleye yanaşması nedeniyle ödenmesi gereken miktarların Gelibolu Belediyesine ödendiğini, davacının isteminin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, 3004 sayılı Kanun uyarınca Gelibolu İskelesinin tasarruf hakkının müvekkiline ait olduğunu, iskelenin müvekkili tarafından işletilmesi yönünde Bakanlar Kurulu tarafından alınmış kararlar olduğunu, 1 nolu parselin kullanım hakkının müvekkili belediyeye ait olması nedeniyle mütemmim cüz niteliğindeki rampanın kullanım hakkının da müvekkiline ait bulunduğunu, iskelenin yasal işletmecisinin müvekkili olması nedeniyle alınması gereken ücretleri tahsil hakkının da müvekkilinde olduğunu, davacı tarafın verdiği bir hizmet de bulunmadığını, davacının aktif husumete ehil olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılamaya, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, iskelenin işletme hakkının Belediye’ye ait olduğu, rampayı kullanan gemi ve yolculara her türlü hizmetin belediyece verildiği, davacının vermediği hizmet nedeniyle palamar ve iskele ücreti talep edemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1361, K. 2010/8501, 20 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama