KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1371 E., 2010/7846 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Birleşen
- İskenderun 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/1902 Esas sayılı dosyası
Karar Metni
533 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İskenderun 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24.07.2008 tarih ve 2005/2358-2008/239 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin İrlanda’da da mukim bir şirket ile (3000) ton beyaz renkli amonyum nitrat gübresi ithali için sözleşme yaptığını, karşılıklı kabul ve teyitten sonra dava dışı bankaca gayrıkabili rücu akreditif açıldığını, satıcı tarafından görevlendirilen ve bu konuda resmi makamlarca yetkilendirilmiş bulunan davalı gözetim şirketinin satılan emtianın satış anlaşmasına, akreditife, konişmento ve faturaya uygun olduğuna ilişkin raporunun bildirilmesi üzerine müvekkilinin alım işlemi tamamladığını, ancak, emtianın gemiden boşaltılması sırasında (124.430) kg eksik, pembe renkli ve daha düşük kaliteli çıktığını ileri sürerek,
eksik yük bedeli (16.492) USD ve yükün düşük kaliteli çıkması nedeniyle uğranılan satış bedelinin % 10’u ile toplam (56.392) USD’nin davalıdan tahsilini, birleştirilen davada ise eksik yük bedeli (16.492) USD’nin yük sigortacısından tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Isı Gözetim ve Analiz Servisleri Ltd.Şti. vekili, davacı ile sözleşme ilişkisi bulunmayan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, tek yanlı delil tespit işlemlerinin hukuki değerinin bulunmadığını, müvekkilinin sözleşmeye uygun ve nitelikteki malı gemi kaptanına teslim ettiğini, tahliyesinin 4-6.11.1996 tarihleri arasında gerçekleştirildiğini, akde aykırılık iddiası doğru olsaydı, 12.11.1996 tarihine kadar akreditife rezerv koyduran davacının bu tarihte akreditif ödetmemesi gerekeceğini, eksiklik iddiasının ölçümleme farklılığından kaynaklanmış olabileceğini, bundan da mal sigortacısının sorumlu olduğunu savunmuştur.
Birleştirilen dava davalısı sigortacı vekili, yükün eksik çıkmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda benimsenen bilirkişi raporuna göre, yükün İskenderun limanındaki tahliye işleminin 06.11.1996 tarihinde tamamlandığı, kamyonların gümrük kantarında boş ve dolu olarak yapılan tartımı sonucunda gemiden 124,430 mton eksik yük tahliye edildiği tespit edilerek geminin acentesi, gümrük memuru, işletme yetkilisi ve alıcı firma yetkilisi tarafından tahliye tutanağı düzenlendiği, davalı Isı Gözetme ve Analiz Servisleri Ltd.
Şti.nce yapılan sörvey raporuna göre tahliye edilen yükün 3.014,327 mton olduğu yani 14,327 mton fazla olduğu, bu raporun ise Isı Denetim Ltd.Şti. sörveyörü ve gemi kaptanı tarafından imzalandığı, yükleme limanındaki sörvey raporu dosyada olmadığından kullanılan yöntem ve değerleri karşılaştırma imkanı olmadığı, kural olarak,
ölçümlemenin taşımanın her iki noktasında da aynı yöntemle yapılması gerektiği, yükleme ve tahliye limanındaki draft sörvey ölçümlemesinin doğru olarak kabul edilmesi gerektiği, sahil kantarına göre yapılan tartımda tespit edilen eksikliğin gemi kaptanı ve taşıyan için bağlayıcı olmayacağı, uluslararası denizcilik teamüllerine göre ölçümlemenin taşımanın her iki noktasında da aynı yöntemle yapılması gerektiği, dava konusu olayda draft sörvey yöntemiyle yapılan miktar tespitlerine itibar edilmesi gerektiği, buna göre yükün tam ve eksiksiz olarak teslim edildiği,
gümrük kantarına göre meydana gelen eksiklikten gemi kaptanının ve donatanın sorumlu olmayacağı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1371, K. 2010/7846, 5 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama