KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/13753 E., 2011/15610 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
957 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/03/2009 tarih ve 2007/97-2009/89 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22/11/2011 gününde davacı vekili ... ile davalılardan Tiğsu Tekstil San.
Tic.Ltd.Şti avukatı .... geldiler, davetiye tebliğine rağmen davalı TPE vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili firmanın unvanından esinlenerek yarattığı ‘roccobarocco’ ibareli markasının özellikle giyim eşyaları ve kozmetik alanında Dünya’da tanınmış olduğunu, Türkiye’de de markanın tescilli olduğunu, emtiaların uzun süreden beri piyasaya sunulduğunu, tanınmışlığının yargı kararları ile saptandığını, anılan markanın serisi konumundaki ‘ rb roccobarocco’ ibareli markasının tescili için davalı Kuruma başvurduğunu, diğer davalı adına tescilli ‘roccobarocco’ ibareli markanın varlığı nedeniyle 14 ve 25. sınıf emtialar bakımından kısmen tescil talebinin reddine karar verildiğini,
ayrıca bu davalının itirazı üzerine bir kısım emtiaların da başvuru kapsamından çıkarıldığını, oysa markanın tanınmış olduğunu, davalı şirketin kötüniyetli şekilde markasını tescil ettirdiğini, tüm sınıflarda müvekkilinin tescil hakkının bulunduğunu, hükümsüzlük davasının devam ettiğini ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı markası ile davalı şirketin redde mesnet markası arasındaki farkın ‘rb’ ibaresi olduğu, bu harflerin ‘rocco’ ve ‘barocco’ kelimelerinin baş harflerinden esinlenerek oluşturulduğu, ancak markaları farklılaştırmadığı, telaffuz, anlam ve görüntü itibariyle aynı olduğu,
esas unsur itibariyle aynı bulundukları, iltibasa yol açabilecekleri, davacı markasının, 03, 09, 18, 19 ve 35. sınıf emtialar ile 25. sınıfın 03, 06 ve 07 alt grupları emtialar için tescil davalı firmaya ait markanın ise, 07, 09, 11, 14 ve 16. sınıflar ile 25. sınıfın 01, 02 ve 04 alt gruplarında yer alan giysiler için tescilli olduğu, 25. sınıfta yer alan emtiaların kullanım amaçlarının farklılığı ve birbirlerine ikame edilmeme özellikleri dikkate alındığında benzer emtialar olmadığı, öte yandan, davacının 26.09.1994 tarih ve 155285 sayılı aynı ibareli markasının, davalının markasının tıpa tıp aynı olduğu,
uyuşmazlık kapsamında bulunan 25. sınıf ‘papuçlar, çizmeler, botlar ve kemer’ emtiasının da bu markanın emtia listesinde yer aldığı, eski tarihli olması nedeniyle ‘ayak giysileri ve aksesuarlar’ bakımından davacıya müktesep hak sağladığı, davacı marka başvurusu içinde bulunan 9. sınıf kapsamında yer alan ‘gözlük ve gözlük çerçeveleri ve onların aksesuarları, kap, zincir’ gibi malların davalının markası kapsamı 9. sınıf arasında yer almadığı, diğer mal ve hizmetlerin de benzer olmadığı, sonuç olarak mal ve hizmetler bakımından benzerlik bulunmadığı, 556 sayılı KHK.nin 7/1-b ve 8/1-b maddeleri koşulları olmadığı,
davacı markasının tanınmış bulunmadığı, davacının marka tescil başvurusunun seri marka kapsamında değerlendirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, TPE YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz edilmiştir. 1-Dava, marka tescil başvurusunun kısmen reddine dair TPE YİDK kararının iptali istemine ilikindir.
Davacının, ‘rb roccobarocco’ ibareli markasının 03., 09., 14., 18., 25. ve 35. sınıf mal ve hizmetlerde kullanılmak üzere Madrid Protokolü hükümleri uyarınca adına tescili için davalı Kuruma başvurduğu, anılan davalının Markalar Dairesi Başkanlığınca diğer davalı adına tescilli ‘roccobarocco’ ibareli markanın varlığı gerekçe gösterilerek 556 sayılı KHK.nin 7/1-b maddesi uyarınca davacının başvurusu kapsamı 14. sınıfın tamamı ile 25. sınıfın bir kısmı emtiaları çıkarılarak marka başvurusunun ilanına karar verildiği,
davacının YİDK nezdinde bu işleme itiraz ettiği, davalı şirketin tescilli ‘roccobarocco’ ibareli markasına dayanarak 25. sınıfa dahil emtialar çıkarılması amacıyla itirazda bulunduğu ve yine dava dışı başka bir şirketin de tescile itirazının olduğu, dava konusu edilen karar ile, davacının itirazının reddine, 556 sayılı KHK.nin 7/1-b maddesi uygulamasının yerinde olduğuna, davalı şirketin itirazının, ‘fularlar, kravatlar ve atkı’ emtiaları bakımından kabulüne, anılan emtiaların başvuru kapsamından çıkarılmasına, dava dışı şirketin itirazının ise, tamamen reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili işbu davasıyla açıklanan YİDK kararının tamamen iptaline, müvekkilinin başvurusunun kapsamı tüm mal ve hizmetler bakımından kabulüne karar verilmesini istemiştir. Başka bir anlatımla, davalı şirketin itirazı sonucu verilen karar yanında kendisinin itirazının reddine dair kararın da iptalini talep etmiştir. Mahkemece yazılı şekilde davalı TPE YİDK 12.02.2007 tarih ve 2006-M-3857 sayılı kararın tamamının iptali yönünde hüküm kurulmuştur.
Ancak, davacının itirazı sonucu 556 sayılı KHK.nin 7/1-b maddesi uyarınca tesis edilen TPE kararının yerinde olup olmadığı hususu hiç incelenmemiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da 14. sınıf ve 25. sınıf emtiaların bir kısmı bakımından sanki davacı başvurusu yokmuş gibi değerlendirme yapılmış, iptali talep edilen YİDK kararı salt davalı şirket itirazı üzerine tesis edilmiş gibi tespitler yapılmıştır.
Mahkemece de TPE YİDK kararının tamamının iptali sonucu doğuracak şekilde karar tesis edilmiştir. Bu durum karşısında, iddialarının tamamı değerlendirilmeden yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Ayrıca, davalı şirketin markası ile davacının tescil ettirmek istediği markanın neredeyse aynı ibarelerden oluştuğu mahkemenin de kabulündedir. Davalının önceki tarihli markası iç ve dış giysileri, çoraplar ve baş giysilerini de kapsamaktadır. Davalı şirketin itirazı üzerine, davacı başvuru kapsamından fular, kravat ve atkı emtiaları da çıkarılmıştır.
Her ne kadar çıkarılan bu emtialar kullanım amaçları farklı ve birbirleri yerine ikame edilmeleri söz konusu değil ise de giysi aksesuarlarının, dış giysi kapsamında değerlendirilebileceği, yapıldıkları ham maddeler, kullanım şekli ve amacı ile aynı mağazada satılacakları dikkate alındığında birbirleriyle oldukça ilişkili oldukları, başka bir anlatımla benzer emtialar sayılmaları gerektiği dikkate alınmadan yazılı gerekçe ile hüküm kurulması da yanlış olmuş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/13753, K. 2011/15610, 22 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama