KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/13768 E., 2011/15319 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
489 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28/05/2009 tarih ve 2007/536-2009/338 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılardan ...ve ... vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.11.2011 gününde taraf avukatları gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı Karay Grup Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd.Şti. ile imzalanan acentelik sözleşmesine davalılar ... ve ...’nun müteselsil kefil, diğer davalının ise ipotek vereni olduğunu, acentelik sözleşmesinin 31.12.2002 tarihinde haklı nedenlerle feshedildiğini, acentenin 19.02.2003 tarihi itibarıyla muaccel hale gelmiş 15.222.840.228 TL borcunun ihtarname ile istenmesine rağmen ödenmediğini, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla girişilen icra takibinin davalıların itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ve %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, ipotek verenin müvekkili ...olduğunu, diğer müvekkili ...’e husumet düşmeyeceğini, sözleşmenin feshi için hiçbir haklı neden gösterilmediğini, bu nedenle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılamayacağını, acentanın tahsil edemediği primlerin istenemeyeceğini, kaldı ki, tahsil yetkisi kaldırılan acentanın fiilen prim tahsilinin de mümkün olmadığını, tahsil edilen primlerden acenta komisyonunun ödenmesi gerektiğini, sözleşmede kefalet limiti belirtilmediğinden ...’in kefaletinin geçersiz olduğunu, talep edilen faiz ve ferilerinin yasal olmadığını savunarak, davanın reddi ile davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalılar ... ve ...’nun ipotekle bir ilgisinin olmadığı, bu nedenle bu davalılar hakkında davanın husumetten reddi gerektiği, davalı ...’in ipotek borçlusu sıfatıyla sorumluluğunun takip tarihi itibarıyla 14.304.618.878 TL ve icra dosyasına ödeme yapıldığı tarih itibarıyla da ipotek belgesinde belirtilen orana göre işlemiş faizi ile birlikte 15.624.070.963 TL olduğu,
14.07.2003 tarihinde ödenen 14.451.726.685 TL düşüldüğünde bakiye 1.172.294.278 TL borç kaldığı gerekçesiyle ipotek azami limiti 25.000.000.000 TL olduğu dikkate alınarak itirazın kısmen iptali ile 1.172.294.278 TL üzerinden ve bu miktarın takip tarihinden itibaren % 68,75 oranında faiz yürütülmek üzere takibin devamına, %40 inkâr tazminatı tutarı 468.917.711 TL’nın davalı ...’ten tahsiline,
diğer davalılar hakkındaki davanın husumetten reddine dair verilen kararın davacı vekili ile davalılardan ...ve ... vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2005/13159 E - 2007/4724 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuş mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davacının takip tarihi itibarıyla 15.593,33 TL alacaklı bulunduğu gerekçesiyle davalılardan ... ve ... hakkındaki davanın husumetten reddine, diğer davalı hakkında ise davalının takibe yaptığı itirazın iptali ile takibin 15.593,33 TL üzerinden devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya istemin reddine karar verilmiştir.
Karar davalılardan ...ve ... vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılardan ...ve ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/13768, K. 2011/15319, 17 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama