KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/13804 E., 2011/6326 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya Tüketici Mahkemesi’nce verilen 26.05.2009 tarih ve 2008/224-2009/201 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada bulunan hesabından 21.09.2005 tarihinde internet şifresi girilmek suretiyle tanımadığı kişinin hesabına 2.130,00 TL havale yapıldığını, davalı bankanın gerekli güvenlik önlemlerini almaması nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, anılan bedelin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı definde bulunmuş ve davacının kişisel bilgilerini muhafaza edememesinden dolayı oluşan zarardan müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı, ayrıca oluşan zarardan davalı bankanın kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
4822 sayılı Kanun'la değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/e maddesinde tüketicinin "Mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi", 3 (h) bendinde tüketici işleminin "mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemin" ifade edeceği, aynı yasanın ikinci maddesinde ise bu kanunun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal veya hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birinin oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsayacağı belirtilmiştir.
Somut olayda, davacının internet şifresi kullanarak hesabından para çekildiğinin iddia edilmiş olmasına ve bu işlemin TTK'nun 4. maddesi gereğince ticari iş niteliği bulunmasına göre, 4077 sayılı yasa kapsamında kalan tüketiciden ve bir tüketici işleminden söz etme imkanı bulunmaması nedeniyle mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru bulunmadığından mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/13804, K. 2011/6326, 24 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama