İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/14039 K.2010/5388

Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.02.2007 gün ve 2001/841-2007/47 sayılı kararı onayan Daire’nin 23.03.2009 gün ve 2009/6539-2009/8895 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi…

Esas2009/14039Karar2010/5388Tarih14 Mayıs 2010Okuma5 dk · 1.036 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2009/14039 E., 2010/5388 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Mayıs 2010
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Birleşen dava
Ankara Asliye 9.Ticaret Mahkemesi
Birleşen dava
Ankara Asliye 9.Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.036 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.02.2007 gün ve 2001/841-2007/47 sayılı kararı onayan Daire’nin 23.03.2009 gün ve 2009/6539-2009/8895 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, asıl davada, taraflar arasındaki 24.09.1999 tarihli sözleşme ile davacı kooperatifin 84 ortağı için toplam 96.000.000.000 TL bedelli 8148 m2 arsa tahsisi alındığını, her ortak için avans olarak KDV dahil 1.105.000.000 TL ödeneceğinin ve bakiye borcun da 11 ayda eşit taksitler ile ödenmesinin kararlaştırıldığını, taksitli ödemelere memur maaş artışlarının yansıtılacağının ve geciken ödemeler için 6183 Sayılı Yasa'nın 51. maddesinde öngörülen gecikme zammının uygulanacağının kararlaştırıldığını, arsaların 09.12.1998 ve 25.01.1999 tarihli protokoller ile TOKİ tarafından davalıya tahsis edildiğini,

gerek bu protokoller ve gerekse davacı ile davalı arasındaki 24.09.1999 tarihli arsa tahsis protokolü gereğince arsaların TOKİ'den devralındığı şartlarda davacıya tahsis edilmesi gerekir iken daha kısa vadeli ve m2 bazında daha yüksek bedelle tahsis yapıldığını, KDV alınmasına ilişkin sözleşme maddesinin de mahkemece iptal edilmesi üzerine davalının TOKİ'den KDV iadesi aldığını ancak müvekkiline iade etmediğini, ayrıca geciken ödemelerden ötürü fahiş oranda faiz uygulanmak suretiyle haksız kazanç elde edildiğini ileri sürerek,

ıslah ile birlikte 14.661.953.371 TL KDV iadesi, 32.225.157.897 TL fazla alınan faizden kaynaklanan alacak, 2.000.000.000 TL arsa satış bedeli farkı ve 2.000.000.000 TL taksitlendirmeden kaynaklanan farkın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; birleşen Ankara Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nin 2002/442 Esas sayılı dosyasında davacının davalıya arsa tahsis bedeli ve faiz borcunu ödediği halde davalı tarafından başka borçlar yaratılarak kesin tahsis belgesi verilmediğini ve arsa tahsisinin iptal edilip inşaatların durdurulduğunu ileri sürerek,

arsa tahsisinin iptali yolundaki kararın iptalini, muarazanın giderilmesini ve kesin tahsis belgesi verilmesini istemiş; birleşen Ankara 9. Ticaret Mahkemesi'nin 2002/25 esas sayılı dosyasında ise, davalının protokoldeki memur maaş artış oranları hakkında uygulamayı keyfi hale getirerek davacıdan fahiş miktarda borç ve faiz talebinde bulunduğunu, ayrıca usulüne uygun bir karara dayanmadan altyapı bedeli talep ettiğini ileri sürerek, davalıya borçlu olmadığının tespitini istemiştir.

Davalı vekili, asıl dava açısından arsa tahsis protokolünün davalı ile TOKİ arasındaki protokollerden bağımsız olduğunu ve sözleşme serbestisi ilkesi gereğince 2 yılı aşan süre boyunca uygulanmış protokol hükümleri dışına çıkılması isteminin iyi niyetli olmadığını, 11 aylık taksitle ödeme tercihinin davacı kooperatifin tercihi olduğunu, KDV iadesinde genel giderlerin mahsup edilmesinin doğal olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiş;

birleşen Ankara Asliye 2. Ticaret Mahkemesi dosyası açısından, davacının davalı birlik üyesi olmadığını ve birlik genel kurulu kararının iptalini isteme hak ve ehliyetinin bulunmadığını, davacının sözleşmede öngörülen yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve kesin tahsis belgesi verilmesi isteminin hukuken mümkün olmadığını beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuş;

birleşen Ankara Asliye 9. Ticaret Mahkemesi' nin 2002/25 esasına kayıtlı dava açısından da, taksit ödemelerinin memur maaş artışları oranında arttırılacağı yolundaki protokol hükmüne rağmen davacının ödeme yapmaması nedeniyle temerrüde düştüğünü, bunun sonuçlarına katlanması gerektiğini, arsa tahsisinden kaynaklanan borç ve faizinden de sorumlu olduğunu savunarak bu davanın da reddini talep etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, asıl davada 14.661.95 YTL KDV iadesinden, 32.144,91 YTL ise faizden doğan davacı taleplerinin kabulüne, fazla istemin reddine, bu tutarlara dava tarihinden itibaren reeskont oranı üzerinden faiz yürütülmesine; birleşen 2002/25 ve 2002/442 Esas sayılı davaların her ikisinin de kabulü ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalının 11.06.2002 tarihli tahsisin iptali kararının iptali ile muarazanın ve müdahalenin men'ine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 23.7.2009 tarihli kararıyla yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

Davalı vekili, bu kez, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan ve HUMK’nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

2- Taraflar arasındaki arsa tahsis protokolünün 4/4. maddesi uyarınca, Türkkonut’un davacıya tahsis edilen arsanın da bulunduğu tüm proje bakımından arsa ve arazi bedelleri, imar ve ıslah çalışmaları ile plan ve proje giderleri için temin edip kullandığı veya temin edip kullanacağı tüm iç ve dış kaynaklı kredi şartlarını tahsis alan kooperatiflerin ve bunların bağlı bulunduğu Birliklerin kabul etmiş sayılacağı, hasıl olan faiz vesair giderlerin konut sayısı oranında arsa tahsis alan diğer kooperatifler de gözetilerek eşit olarak bölünüp, tahakkuk eden miktarın tahsis alan kooperatifçe ödeneceği belirtilmiştir. Davalı asıl ve birleşen

davalardaki savunmalarında, bu duruma temasla Vakıflar Bankası’ndan kredi kullanmak durumunda kaldıklarını ve davacı kooperatif de dahil olmak üzere tüm kooperatiflere uyguladıklarını ileri sürmüş olup, mahkemece alınan bilirkişi raporlarında bu husus yeterince araştırılıp incelenmiş değildir.

Bu durumda, mahkemece, davalının belirtilen savunması üzerinde durulup bu yöndeki davalı delilleri yeniden oluşturulacak uzman bilirkişi heyeti marifetiyle incelenmek suretiyle asıl ve birleşen dava tarihleri itibariyle taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisi mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli şekilde ortaya çıkarıldıktan sonra, davacının alacak ve menfi tespit istemlerine konu kalemlerin her biri hakkında istek durumu da gözetilmek suretiyle hüküm kurulması,

buna bağlı olarak gerek birleşen 2002/25 Esas sayılı dosyadaki alacak kalemleri ve gerekse de birleşen 2002/442 Esas sayılı dava dosyası yönünden davacı kooperatifin davalının tahsis kararının iptalini istemekte haklı olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle sonuca varılması gerekirken, eksik inceleme suretiyle hüküm verilmiş olması doğru olmamıştır.

3- Öte yandan kabule göre, birleşen 2002/25 Esas sayılı dava dosyasında davacının memur maaş katsayısı artışları ve anapara borç faizine yönelik kuruşlandırılmış talebi 41.000,00 TL olarak sınırlandırılmış olmasına, davacının menfi tespit kalemleri içerisinde bulunan ve davalı Türkkonut tarafından gönderilen 27.11.2001 tarihli yazıyla beher ortak başına istenen genel altyapı gideri bakımından taraflar arasındaki protokolün 4/5. maddesi hükmü nazara alınarak olumlu olumsuz bir değerlendirme yapılmaksızın gerekçesiz olarak davacının birleşen dava bakımından davacıya tümüyle borçlu olmadığına karar verilmiş olması da doğru değildir.

Belirtilen tüm bu nedenlerle, davalı vekilinin bu yönlere ilişen karar düzeltme isteminin kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulması gerekirken, Dairemizin 23.3.2009 tarih ve 6539-8895 sayılı kararıyla hükmün onanmasına karar verilmiş olmakla, mezkur Daire kararının kaldırılmasına ve hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair karar düzeltme isteminin REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin 23.03.2009 tarih ve 6539-8895 sayılı onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 14.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14039, K. 2010/5388, 14 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/14039
Karar No
2010/5388
Tarih
14 Mayıs 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2009/14039 K.2010/16408
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2009/14040 K.2010/7284
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/14042 K.2010/5640
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2009/14043 K.2010/16406
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/14046 K.2010/8247
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2009/14046 K.2010/16605

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.