KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14098 E., 2011/8614 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
595 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.06.2009 tarih ve 2008/289-2009/348 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen 2003/5 esas sayılı davada davacı, birleşen 2002/539 esas sayılı davada davalı vekili, müvekkilinin davalı limited şirket ortağı olduğunu, şirketin diğer iki ortağı ile olan anlaşmazlık ve huzursuzluğun bir arada çalışma imkanını ortadan kaldırıldığını, müvekkilinin şirketten çıkma isteğinin diğer ortaklar tarafından kabul edilmediğini, 1999 yılı Mayıs ayında Erkan Ltd.
Şti. çalışanı olarak Türkmenistan’a giden ve yaklaşık 13 ay orada Mühendis olarak çalışan müvekkilinin aldığı maaşı Ziraat Bankası’na yatırdığını, davalı şirketin ihtiyaçları için kullanılmak üzere davalı ...’na müvekkilinin yetki verdiğini, hesaptaki 9.900.-USD’nı çeken davalı Demet’in bu paranın ne kadarını davalı şirket için kullandığının davalılarca açıklanmadığını, davalı Demet tarafından geri ödenmek kaydı ile çekilen paranın davacıya iade edilmediğini ileri sürerek, asıl ve birleşen dava ile ıslah dilekçesiyle, davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına,
dava tarihindeki ortaklık payının davalı şirketten tahsiline, 9.900.-USD’nın bankadan çekildiği tarihten itibaren faiziyle birlikte her iki davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı, birleşen 2002/539 esas sayılı davanın davacısı şirket vekili, davacı ...’in zaman zaman şirket çıkarları aleyhine ve şahsi çıkarlarına yönelik faaliyette bulunduğunu, müvekkili şirket ortağı olarak bilgilerini elde ettiği müşterilerle şahsi çıkar elde edecek şekilde ticari ilişkiye girerek, rekabet yasağına aykırı davrandığını, ikazlar sonrası davacı ...’in fiilen şirketten ayrıldığın ve 12.03.2001 tarihinde şirketin banka hesabından 4.453,00 TL’nı zimmetine geçirdiğini ileri sürerek, asıl davanın reddine, birleşen dava ile de, zimmetine geçirilen 4.453,00 TL’nin ve şimdilik şirket adına tahakkuk eden kurumlar vergisinden davalı hissesine düşen 100,00 TL’nin davalı ...’ten tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın Dairemizce bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, şirket ortakları arasındaki olaylar dikkate alındığında bir arada olma olanağının kalmadığı,
şirket ortaklarının karşılıklı kusurlu olmalarına rağmen diğer yanın kusurunun daha ağır olması nedeniyle davacının şirket ortaklığından çıkmasına karar vermek gerektiği, davalı şirket özvarlığının eksi olması nedeniyle çıkma payı istenemeyeceği, birleşen davada davalı ...’in şirket hesabından çektiği parayı sununal faturalar ile şirket için harcadığını kanıtladığından birleşen 2002/539 esas sayılı davanın reddinin gerektiği, davacı ...’in banka hesabına gelen paranın davalı Demet tarafından çekildiği iddiasında ise, hesabın teselsüllü, tek imza müşterek hesap olup, hesap sahiplerinin başka türlü anlaştığı kanıtlanamadığından,
hesaptaki para üzerinde eşit pay sahibi olduğu, hesaba giren 30.000.-USD’den yemin beyanına göre 7.152 USD’nin başkasına ait olduğu anlaşıldığından 22.848 USD toplam tutardan davacı ... payına düşen ve bu miktardan davacı ... için yapılan harcamalar tenzil edildikten sonra davacı alacağının 5.296,68 USD olduğu gerekçesiyle, asıl davada davacı ...’in davalı Dizayn …Ltd.Şti’nden çıkmasına, çıkma payı isteminin reddine, birleşen 2002/539 E. sayılı davanın reddine, 2003/5 E. sayılı birleşen davada 5.296,68 USD’nın faiziyle birlikte davalı Demet’ten alınıp davacı ...’e verilmesine,
fazlaya ilişkin istem ile davalı şirket hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14098, K. 2011/8614, 11 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama