KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14103 E., 2011/6815 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Birleşen dava
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayı
- 2003/1222 ESAS
Karar Metni
581 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikri ve Sınail Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.05.2009 tarih ve 2003/1119-2009/81 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin spatula ürününün 31/12/2002 tarihli 2002 03885 nolu ve mala sapı ürününün 07/01/2003 tarihli 2003 00011 nolu endüstriyel tasarımlar ile tescilli olduğunu, davalının 2002 01577 nolu ve 9039 nolu endüstriyel tasarım tesciline dayanarak müvekkilinin mallarını toplatmak için şikayetlerde bulunarak arama toplatma kararları almak suretiyle haksız rekabet eyleminde bulunduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespitini, önlenmesini ve durdurulmasını, şimdilik 1.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın tahsilini, davalıya ait tasarım tescillerinin hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı/birleşen dava davacısı vekili, müvekkilinin kulp ürününün 27/06/2002 tarihli 2002 01577 nolu ve mala ürününün 19/09/2000 tarihli 9039 nolu endüstriyel tasarımlar ile tescilli olduğunu, davacının tasarım tesciline konu ürünlerin müvekkilinin tasarım tescili ile korunan ürünlerinin benzeri olduğunu, müvekkilinin kanunun verdiği korumadan istifade ederek suç duyurusunda bulunduğunu savunarak davanın reddini savunmuş; birleşen davada müvekkilinin tescilli tasarımlarına davalı tarafın vaki tecavüzünün tespiti, durdurulması ve önlenmesini, 50.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, 25/04/2001 tarihli davalı Hassan Firması broşüründe yer alan tasarımların iptali istenilen tasarımlarla karşılaştırıldığında, 2002 1577 nolu tasarımdaki 1.3 nolu tasarımın katalogdaki 112, 113 kodlu ürün ile, 1.1 nolu tasarımın katalogdaki 092, 094, 096, 098 kodlu ürünle aynı olduğu, 1.2 nolu tasarımın 095, 097, 099 kodlu ürünle ayrıntı dışında ayniyete yakın benzer olduğu, 2000 9039 nolu tasarımın ise 077, 078 kodlu ürün ile aynı olup ve bu ürün için 16/07/1998 tarihli fatura bulunduğu,
davalı tasarımlarının tescil tarihinden çok önce kamuya sunulduğundan yeni olmadığı, davalının tescilli tasarımlarının iptal edilinceye kadar korumadan yararlanması ve 554 sayılı KHK'nin tasarım hakkı sahibine tanıdığı yasal yetkilerin kullanılmasının haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle asıl davada davalı adına tescilli 9039 ve 2002 1577 sayılı tasarımların hükümsüzlüğüne, diğer taleplerin reddine, birleşen davada tasarımların asıl davada hükümsüz kılınması nedeniyle dayanağı kalmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Dava haksız rekabetin tespiti ve maddi, manevi tazminat talebine ilişkindir. Asıl davanın dava konusu talepler yönünden kısmen kabul edilmesine rağmen davacı yararına da ücreti vekalete hükmedilmesi yerine davalı vekili lehine asıl davaya ilişkin hüküm kısmının 3. bendinde mükerrer olarak vekalet ücretine hükmolunması doğru görülmemiş, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan kanunun 438/7. maddesi uyarınca bu yönden davacı yararına düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14103, K. 2011/6815, 6 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama