KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1423 E., 2010/7398 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.12.2008 tarih ve 2008/344 - 2008/402 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
06.10.2008 tarihli dava dilekçesi ile davacı, vergi mükellefi olduğunu, ticari defterleri muhasebeci...'da iken ölümü ile bilgisi dışında muhasebeciler..., ..., ..., yine... ve en son ...'ye teslim edildiğini vergi dairesi yazısından öğrendiğini, defterlerinin iradesi dışında elinden çıktığını, keşide ettiği ihtarnamelere olumlu yanıt verilmediğini ileri sürerek, 2004 ile 2008 yılları arası meslek defterlerinin zayi olduğuna dair belge verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacının keşide ettiği ihtarnamelerden en sonuncusu olanın 17.09.2008 tarihli olduğu, davacının en geç bu tarihte ticari defter ve kayıtlarının kaybolduğunu öğrendiğinin kabul edilmesi gerektiği, bu hali ile TTK'nun 68/son maddesinde öngörülen 15 günlük dava açma süresinin geçtiği, dolayısıyla hak düşürücü süre bakımından davanın reddi gerektiği, kaldı ki; davacının dava dilekçesi içeriği ve beyanına göre ticari defter ve kayıtlarının zayi olduğu yönünde kesin kanaate sahip olmadığı, sadece bu konuda endişe taşıdığı, bu halde ise, dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1423, K. 2010/7398, 24 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama