KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14263 E., 2011/6621 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30.09.2009 tarih ve 2009/177 - 2009/502 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın İkincisite/Ankara şubesi’nde vadesiz hesaplarının bulunduğunu, 04.06.2005 tarihinde müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında internet bankacılığı yoluyla bu hesaplardan toplam 5.300 TL’nın başka hesaplara havale edildiğini, bu durumun bankaya bildirilmesine ve müvekkili tarafından şifresinin değiştirilmesine rağmen 06.07.2005 tarihinde aynı şekilde hesabından 2.100 TL’nın başka hesaba havale edildiğini, davalı bankanın ayıplı hizmeti ve gerekli teknolojik önlemleri almaması nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, 7.400 TL’nın 16.08.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, internet üzerinden yapılan işlemlerin davacı tarafından korunması gereken parola ve şifre ile yapıldığını, müvekkili tarafından müşterilere gerekli güvenlik önlemlerinin yapıldığını, taraflar arasında düzenlene sözleşmeye gereğince zarardan davacının sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının banka hesabından talimatı olmaksızın internet bankacılığı yoluyla para transferi yapıldığı, bunun farkına varan davacının şikayette bulunmasına rağmen bankaca teftiş raporu düzenlenmediği, suç duyurusunda bulunulmadığı, olay öncesinde de davalı bankanın gerekli önlemleri almadığı, meydana gelen zararı ödemekle yükümlü olduğu, davacının da kusurunun bulunduğu hususunda ispat yükünün davalıda olduğu ve davalının bu hususu ispat edemediği,
faizin başlangıç tarihinin davalının temerrüte düşürüldüğü 23.08.2005 olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.400 TL’nın 23.08.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, faizin başlangıç tarihi itibariyle fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14263, K. 2011/6621, 31 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama