KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14277 E., 2011/6804 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.06.2009 tarih ve 2005/114-2009/241 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 18.10.2004 tarihli genel kurula kadar şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu üyesi olduğunu, davacı adına almış olduğu alacakları şirket kayıtlarına intikal ettirmeden zimmetine geçirdiği, yine şirket adına kayıtlı aracı eşine sattığını ve araç satış bedelini şirket hesabına aktarmadığını, alacaklarının 160.978,53 TL olduğunu ileri sürerek, şimdilik 50.000 TL’nın tahsil edildiği tarihten itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin şirketin ortağı olduğunu, 18.10.2004 tarihine kadar yönetim kurulu üyesi olarak tek başına temsil ve ilzam yetkisi bulunduğunu, yönetim kurulunun 26.10.2004 tarihli kararında tasdik raporu sözleşme bedellerinin % 90’ının raporu hazırlayan mali müşavire ödeneceğinin kararlaştırıldığını, yine 2002,2003 yıllarına ait kar payı alacaklarının ödenmediğini, şirkete borçlu değil aksine alacağı bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının 18.10.2004 tarihine kadar yönetim kurulu başkan vekili olarak tek başına temsil ve ilzam yetkisi bulunduğu, davacıya ait aracı eşine sattığı, bedelini şirkete intikal ettirmediği, yine davacı tarafından 3. kişilerle yapılan sözleşmeler gereğince alınan 76.548,40 TL’nı tahsil ettiği, ancak şirket hesabına aktarmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 50.000 TL’nın 18.10.2004 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, TTK’nun 341. uyarınca açılmış bulunan sorumluluk davası olup, anılan madde hükmüne göre davanın dinlenebilmesi için genel kurulun dava açılması yönünde karar alması ve davanın şirket adına murakıplar tarafından takip edilmesi gerekir. Her ne kadar dava konusu olayda bu hususta genel kurulu kararı alınmış ise de davalı, genel kurulda alınan kararın iptali için dava açtığını savunmuş ve gerçekten de Ankara 9. ATM’nin 2006/523 esas sayılı dosyasında, 10.07.2006 tarihli genel kurulda dava açılması yönünde alınan kararın iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmıştır. O davada verilecek kararın, bu davayla ilgili olarak yukarıda açıklanan dava şartlarını etkileyeceği açıktır.
Bu itibarla mahkemece, anılan davanın sonucu beklenerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14277, K. 2011/6804, 6 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama