KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14319 E., 2011/16274 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Birleşen
- Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2003/78 Esas 2003/159 Karar
Karar Metni
911 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/02/2009 tarih ve 2004/1057-2009/56 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 29/11/2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı .....gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, müvekkilinin imalatını yaptığı “İhlas Quartz 2000 104 I ” adlı sobanın müvekkili adına TPE nezdinde 09.11.1999 tarihinden itibaren Endüstriyel Tasarım Tescil Belgesiyle koruma altında olduğunu, davalı şirketin müvekkili şirket tarafından imal edilen ve tasarım belgesiyle korunan sözkonusu sobayı haksız ve izinsiz olarak taklit ederek “Klass” markasıyla üreterek pazarladığını, vasat alıcıların görüntü ve teknik özellikleri açısından aynı olması nedeniyle davalı şirket ürününü müvekkili şirket ürünü sanarak ve yeni üretilmiş bir modeli gibi düşünerek satın aldıklarını,
davalının bu haksız rekabeti nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, davalının haksız tecavüz ve haksız rekabet fiillerinde bulunduğunun tespitini, durdurulması ve önlenmesini, 5.000.000.000 TL manevi, şimdilik 40.000.000.000 TL maddi tazminatın faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini ve diğer feri istemlere karar verilmesini talep etmiş, birleşen davada ise müvekkili tarafından endüstriyel tasarım tescil belgesi alınmış olan ürün için davalı tarafından da tasarım tescil belgesinin alınmış olduğunu,
müvekkilinin tasarımının tescil tarihi karşısında davalının aynı ürüne ilişkin tasarımının korunamayacağını ileri sürerek, davalıya ait 02.10.2000 tarih ve 9111 nolu endüstriyel tasarım tescil belgesindeki tasarım tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili asıl davaya verdiği yanıtında, müvekkilinin ürettiği sobalar için tasarım tescil belgesinin bulunduğunu, bu durumda müvekkilinin ürünlerinin 554 sayılı KHK’nin koruması altında olup, tasarımın iptaline veya hükümsüzlüğüne karar verilmediği sürece davacının haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat istemlerinde bulunamayacağını, kaldı ki müvekkilinin tasarımının yeni olup, ayırt edici nitelikte olduğunu, ürünlerin benzer bulunmadığını savunmuş, birleşen davaya verdiği yanıtında ise müvekkiline ait tasarımın yeni ve ayırt edici olup, davacı tasarımından farklı olduğunu savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket adına endüstriyel tasarım tescil belgesi ile tescilli olan elektrikli soba tasarımının davacı adına tescilli olan Quartz soba tasarımıyla belirgin şekilde benzer olduğu,
bu durumun davacının tescilli tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiği, davalı eyleminin haksız tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiği, davalının kullandığı tasarımın yıllardır piyasada bulunan ve tanınmışlık düzeyinde bir marka ve tasarımın taklidi olduğunu bilebilecek durumda olan aynı sektörde faaliyet gösteren bir tacir olması nedeniyle iyi niyetli olmadığı ve ağır kusurlu bulunduğu, bu nedenle tazminatla da sorumlu tutulması gerektiği sonucuna varılarak,
davalı adına tescilli 02.10.2000 tarihli ve 9111 nolu tekli endüstriyel tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne, davalının eyleminin haksız rekabet ve haksız tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, bu tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve önlenmesine, maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 12.555,73 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline ve hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin birleşen davada verilen karara yönelik yerinde olmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile birleşen davada verilen davalı adına tescilli tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin kararın onanması gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin asıl davada verilen karara yönelik temyiz itirazlarına gelince; asıl dava, davacının imalatını yaptığı Endüstriyel Tasarım Tescil Belgesiyle koruma altında olan sobanın davalı tarafından haksız ve izinsiz olarak taklit edilerek kullanılması nedeniyle meydana gelen haksız rekabetin ve tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminatlar ve feri istemlere ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davalının eyleminin haksız rekabet ve haksız tecavüz teşkil ettiğine karar verilmiş ise de davalının ürettiği davaya konu sobalar davalı adına TPE nezdinde tasarım belgesiyle tescilli olduğundan davalının yaptığı üretimin tasarım tescil belgesine dayalı olduğu anlaşılmıştır.Bu durumda, tescilli tasarım sahibinin tescile dayalı olarak gerçekleştirdiği kullanım tescil devam ettiği sürece yasal koruma altında bulunan bir hakkın kullanımı niteliğinde olup, tescil işleminin iptal edilmesine kadar geçen sürede gerçekleştirilen bu kullanım haksız rekabet ve tasarım hakkına tecavüz oluşturmaz.Somut olayda,
davalının tescilli tasarımına dayalı olarak yaptığı üretimin yasal bir hakkın kullanımı niteliğinde olup, davalının tescilde kötüniyetli olduğu hususunda dosyada bir kanıt da bulunmamasına göre, davalının haksız rekabette bulunduğu iddiasıyla açılan asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davalının tescilli tasarımını kullanmasının haksız rekabet ve tecavüz olarak değerlendirilip asıl davada haksız rekabetin tespiti, meni, maddi ve manevi tazminatlar ile malların toplatılmasına, imhasına ve hükmün ilanına ilişkin hüküm tesisi doğru görülmemiş olup, asıl davada verilen kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacının asıl davada hüküm altına alınan tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının asıl davaya ilişkin olarak davalı taraf yararına yapılan bozmanın kapsamına ve niteliğine göre incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14319, K. 2011/16274, 1 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama